“Rabbınızdan size indirilene uyun; O'nun dışındakileri dostlar edinip de onlara uymayın” (A’raf 3)
Helal kıldığını helal sayma, haram kıldığını haram sayma bakımından Nebî sallallahu aleyhi
ve sellem’den başkasına tâbî olmak, bid’at olarak çıkardığı şeylere uymak ve inkâr ettiklerini inkâr etmek; o kimseyi Allah’ın dışında velî ve rab edinmektir.
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in sünnetine ancak tabi olunur, akla aykırı olduğu gerekçesiyle terk edilemez. Zira gaybî meselelerin insanın hisleriyle ve akılla bilinmesi mümkün değildir.Bilakis ancak haberle bilinir. Nitekim imam Malik rahimehullah’a “Rahman arşa istiva etti” (Taha 5)ayetinde istiva nasıldır?” diye sorulunca İmam Malik başını aşağı yukarı kaldırmış, ter basmış ve sonra şöyle demiştir: “İstiva bilinmeyen bir şey değildir. Keyfiyeti (şekli) akılla anlaşılmaz. Buna iman etmek farz, bunun hakkında sormak ise bidattir. Senin de ancak bir bid’atçi olduğunu görüyorum” Sonra onun meclisten çıkarılmasını emretti.” Bunun benzeri Malik’in şeyhi Rebia b.Ebi Abdirrahman’dan rivayet edilmiştir. O şöyle demiştir: “İstiva bilinmeyen bir şey değildir.” Yani lügatte bu kelimenin manası bilinir. Yükselmek ve yerleşmek demektir. “Keyfiyeti ma’kul değildir” Yani: Allah’ın arş üzerine yükselip yerleşmesinin şeklini akıllarımızla idrak etmemiz mümkün değildir. Bu keyfiyetin akıllarla anlaşılmasından Allah yücedir.