Fatiha suresinde "nimet verilenlerin yoluna" denilmeyip de "Nimet verdiğin kimselerin
yoluna!" şeklinde "nimet verme"nin açıkça
Allah'a nispet edilmesi şeref ifade eder. Ancak gazabı zikrederken, meçhul form ile "gazaba uğramışlar" denilmek suretiyle fail gizlenmiş ve gazap edenin Allah olduğu açıklanmamıştır. Çünkü bunu açıklamak edebe uymamaktadır.
Geçici, perişan ve işe yaramayan bir amaç güdenlerin ve bu amaca ulaştıracak tüm araçlara baş vuranların hem amaç hem de araçları bozuktur. Allah ve ona ibadet dışında
amaç güden müşriklerin, hiçbir amaçları olmayan şehvet-perestlerin ve hak-batıl ayrımı yapmadan hangi yol ile olursa olsun liderlik elde etmek için çabalayan yetkililerin durumu
böyledir. Hak onların reisliklerine aykırı olursa onu ayaklarıyla çiğner geçerler. Eğer buna güç yetiremezlerse saldırıya geçerler. Buna da
güç yetiremezlerse hakkı bir yola hapsederek kendileri başka bir yol tutarlar ve mümkün oldukça onu defetmek için hazırlık yaparlar. Gerekli görürlerse hak adına para basıp hutbe okurlar, ancak onu hakim olmaktan, tasarruf ve tatbikten uzak tutarlar. Ama eğer hak onlara yardımcı ve onların lehine ise o zaman koşarak
ona yönelirler.
"Cehennem ateşi rabbine şikâyetçi oldu ve "Ey rabbim, kendi kendimi yiyip bitirdim. Nefes almam için bana izin ver." dedi. Bunun üzerine Allah teala, cehenneme yılda iki kere nefes alma izni verdi. Bunlardan biri kışın, diğeri de yazın meydana gelmektedir. Sizin hissettiğiniz en şiddetli soğukIar cehennemin nefesindendir. "Sizin gördüğünüz en şiddetli sıcaklar da yine cehennemin nefesindendir