Eskiden şöyle denilirdi: "(Uzun süre çocuklara] öğretmenlik yapanlarla, dokumacıyla, koyun çobanıyla ve kadınlarla birlikte çokça oturanlarla istişare etme."
ez-Zühri, Velid b. Abdülmelik'in yanına girdi. Velid ona: "Şam halkının bize bildirdiği hadisin aslı nedir?" dedi. ez-Zühri: "O nedir ki ey Müminlerin Emiri?" dedi. Velid: "Bize anlattıklarına göre Allah, bir adamı bir halkın başına [halife olarak] getirirse onun iyilikleri yazılır fakat kötülükleri yazılmaz," dedi. ez Zühri: "Bu batıl bir hadistir, ey Müminlerin Emiri. Acaba peygamber olan bir halife mi Allah'ın yanında daha şereflidir, yoksa peygamber
olmayan bir halife mi?" dedi. Velid: "Tabi ki peygamber olan bir halife," dedi. ez-Zühri şöyle dedi: Allah peygamberi Davud'a: 'Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. insanlar arasında hak ile hükmet. Nefsin arzusuna uyma. Yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah'ın yolundan sapanlar için, hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır,'buyurmuştur. Ey Müminlerin Emiri! Bu peygamber olan bir halifeye Allah'ın tehdididir.
Sen nebi olmayan bir halife için ne düşünürsün? " Bunun üzerine Velid: "İnsanlar bizi dinimizden de saptırıyorlar," dedi.
Dediler ki: Akıllı bir adamın, küçük bir hatayı ve kusuru bile küçümsememesi gerekir. Çünkü ne zaman hatayı küçümserse daha büyük bir hataya düşme ihtimali yüksektir. Darbenin
hükümdara, hiç önemsenmeyen düşmandan geldiğini, sağlığın da az bir ilaçtan geldiğini gördük. Ayrıca nehirlerin, küçük kanallardan
fışkırdığını [bir araya geldiğini] gördük.