kör gözlerinden iki damla yaş aktı ve kendine ilk kez, yaşamaya devam etmesi için bir neden olup olmadığını sordu. Bu sorunun yanıtını bulamadı, yanıt hep ona ihtiyaç duyulduğunda gelmez akla, çoğu kez de beklemek verilebilecek tek yanıttır.
biz onlar gibi uçsuz bucaksız ve el değmemiş bir doğanın ortasında dolaşıp duran birkaç bin kişilik bir grup değil, cılızlaşmış ve yoksullaşmış bir dünyada yüz milyonlarca kişiyiz,
ve eğer doğru bir amaç uğruna öç alınmışsa bu insanca bir davranış sayılır, kurbanın celladı üzerinde hiçbir hakkı olmaması adaletin de olmaması demektir, İnsanlık da yok demektir,
düşlerinde taş olduklarını görüyorlardı, taşların uykusunun ne kadar ağır olduğu bilinir, kırlarda şöyle bir gezin görürsünüz, taşlar orada toprağa yarı gömülü olarak uyurlar, uyanmak içinse kim bilir neyi beklerler.