Nisa

Onca yıl sonra ilk kez bir yanım doğruyu söyleyip söylemediğini merak etmeye başladı. Ama doğruyu söylüyor olamazdı. Çünkü eğer öyleyse yıllar önce beni boğmaya çalışan adam hâlâ dışarıda demekti.
Reklam
"Ben de oradaydım, Shane." "Ne olduğunu biliyorum." "Bilmediğin ortada. Hiçbir şey göremediğini kendin söylemiştin." "Sen yapmadıysan kim yaptı?" "Kim olduğunu biliyorsun, Brooke." "Reese'di." Dikkatimi çektiği için şimdi gözleri irileşmişti. "O olmalı. Bir tek o..."
"Neden her seferinde zincirlendiğimi bilmek mi istiyorsun? Çünkü o benden nefret ediyor." "Kim?" "Hunt. Benden ölesiye nefret ediyor." "Peki ama neden?" "Kim bilir? Belki de ona birini hatırlatıyorumdur. Bazen insanlar nedensizce birbirlerinden hoşlanmazlar. Ama bir mahkûmsan ve senden hoşlanmayan adam da bir hapishane memuruysa berbat oluyor. Hayatını cehenneme çeviriyor. Demek istediğim, işleri benim için gerçekten korkunç hâle getirebilecek gücü var."
O gece olanlarla ilgili gerçekleri anlatmak ve canavarı sonsuza dek hapse tıkmak zorundaydım.
Bir bakıma hayatımın en mutlu yıllarını bu evde geçirmiştim. O zamanlar genç ve kaygısızdım.
Reklam