Rose

ALLAHısmarladık
Ama adaletin belirişinden yalnızca Tanrı tat alıyor.
Sayfa 90 - Islık yayınları/ 1.baskı·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Kötü Kan
Hepsinin üstünde yalan ve uyuşukluk kaldı. Kalem tutan el, sapan tutan ele gidiyor . Bu ne el çağı böyle? Geçen yüzyıl neydim: bulamıyorum bugün kendimi. Serserilik yok artık, belirsiz savaşlar yok. Bu aşağılık ırk her şeyi örttü. Halk, akıl, ulus, bilim dendiği gibi. Bilim! Ah, bilim! Yeniden başlanıyor durmadan. Beden için, can için - yol harçlığı - elde tıpla, bilgeseverlik var. Kocakarı ilaçları ve derlenen halk türküleri. Ve prenslerin eğlenceleri ve yasak ettikleri cümbüşler. Coğrafya, kozmografya, mekanik, kimya. Bilim, yeni soyluluk! Gelişme. İlerliyor dünya. Niçin dönmesin? Çoğunluğun düşüdür bu; akla doğru gidiyoruz. Birer kehanet oluyor söylediklerim. Anlıyorum, kendimi din sizce kelimeler kullanmadan anlatamayacağım için de susmak istiyorum.
Sayfa 58 - Islık yayınları/ 1.baskı·Kitabı okudu
Cehennemde Bir Mevsim
Aldanmıyorsam bir zamanlar hayatım, önüne bütün gönüllerin açıldığı, yoluna bütün şarapların döküldüğü bir şölendi. Bir akşamdı dizime oturttum Güzelliği - Terslik edecek oldu İler tutar yerini bırakmadım ben de. Bayrak açtım adalete karşı. Aldım başımı kaçtım. Ey büyücüler, size ey bahtsızlık, ey nefret, hazinem size emanet. Azmettim, söndürdüm içerimde insan ümidi adına ne varsa. Bir yırtıcı hayvan amansızlığıyla atıldım üzerlerine boğayım diye cümle sevinci. Cellatlara seslendim, ısırayım diye ölürken mavzerlerin kabzalarını. Seslendim salgınlara, boğsunlar istedim, kan içinde, kum içinde beni. Tanrı bildim musibeti. Gırtlağıma kadar battım çamurlara. Cürmün ayazında kurundum. Hop oturup hop kaldırdım çılgınlığı Bana baharın getirdiği bir iğrenç budala kahkahasıydı.
Sayfa 55 - Islık yayınları/ 1.baskı·Kitabı okudu
SARHOŞ GEMİ şiirin 'den sevdiğim kesitler
Med zamanları, çılgın çalkantılar üstünde. Koştum bir çocuk beyni gibi sağır, geçen kış. Bazan bir ölü süzülürdü, dalgın ve hayran. Gördüm şimşekle çatlayıp yarılan gökleri, Girdapları, hortumu; benden sorun akşamı, Bir güvercin sürüsü gibi savrulan fecri. İnsana sır olanı, gördüğüm demler oldu. Beklemedim Meryem'in nurlu topuklarından Kudurmuş denizlerin imana gelmesini. Zaman zaman kanadımda bir cennet rüzgârı Ölüler inerdi uykuda gerisin geri. Güneş yosunları, mavilik meduzaları. Aşkın acılığı dolmuş içime, sarhoşum; Yarılsın artık bu tekne, alsın beni deniz. Mahkûm gemilerinin sularında yüzemem.
Sayfa 37 - Islık yayınları/ 1.baskı·Kitabı okudu
Ofelya
II Yakınan ağaçtan, göğüs geçiren geceden Yaradılış'ın sesiydi yüreğinde duyduğun.
Sayfa 29 - Islık yayınları/ 1.baskı·Kitabı okudu