Su

Su
@_Nymph_
Bırak gitsin. Bırak git. Yeniden doğuyorum. Küllerimden değil; maviliğimden yeniden doğuyorum.
Bilgisayar
Üniversite
1 Şubat 2005
62 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Araerkil düzene karşı çıkan ilk feminist, Lilith. Bu, belki de tarihin ilk güç savaşıydı çünkü kadın kendinin farkındaydı. Lilith aynı topraktan ve aynı şartlarda yaratıldığı bir adam ile neden denk olmaması gerektiğine dair bir cevap bulamıyordu zira Adem'in kendisini üstün gördüğü bütün durum ve koşullara rağmen Tanrı tarafından ortak var edilmişlerdi.
Reklam
"Reenkarnasyon gibi mi?" Reenkarmasyon, ruh göçü demekti. Hayata gözlerini yuman insanların ruhlarının sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği isimdi. İnandığım dinin kabul etmediği bir kavramdı lakin mitolojik ve masalsı kısmı hoşuma gidiyordu. "Sayılır." dedi Hektor. "Reenkarnasyon ile arasında büyük bir fark var. Bosimanlar bu geri dönüşümün aşk ile alakası olduğunu düsünüyor." Ciddi ifadesiyle afallayan bakışlarımı arşınladığında sözlerini açıkladı. "Yani bir ruh geçmişinde birine aşıksa ya da gelecekde mutlaka yaşaması gereken bir aşk varsa tekrardan yeni bir yüzle hayata gelir çünkü eksik kalmış bir benlik, ölümle tamamlanamaz." "Nasıl yani? Önceki yaşamında sana aşık olduğum için mi şu an bana tanıdık geliyor olabileceğini söylüyorsun?" "Ya da ileride bana aşık olman gerektiği için." "Ayrıca önceden tanışmış olsaydık," dedi ve ekledi. "Beni unutabilir miydin? " Bakışlarımı kaçırarak okala bir tavırla omurlarımı silkrim. "Bilmem, sanırım unuturdum."
Sayfa 101·Kitabı okudu

Su

, bir kitap okudu
8/10
·480 syf.·
15 saatte okudu
·
2024 64. kitabı
Asena Nişikli
8.8/10 · 435 okunma
Yaşamı var eden her şey ikiye ayrılıyordu. İnsanlar sıfatları ve kavramları sevivor, kendilerine veya çevrelerindeki insanlara yakıştırma yapmadan tatmin olmuyorlardı. İkiye ayrılan bu hayat her zaman bir şeyleri karşılaştırıp kategorize etmeye programlanmıştı. Ya cehennemle lanetlenmiş bir günahkarsındır. ya da cenneti gümüş bir tabağın içinde eline alabilen bir aziz. Ya siyahsındır, geceyle bütünleşmiş ya da aydınlıksındır dolunayın ışığından habersiz. İnsanların çoğu bilmez ki aslında her günahkârın içinde çırpınan bir aziz, her azizin de içinde hapsettiği bir günahkar vardır. Her siyah geceyi temsil etmediği gibi her beyaz da aydınlık değildir. Insanlar griye çalan bir renkle boyanmış, madalyonun iki yüzünün de çok fazla şey anlatabileceğinin kanıtı olarak yaratılmışlardı. Benim hikayem tam bu noktada başlıyordu. Madalyonun iki yüzünü de görmüş ve yaşayan bir kanıt haline gelmiştim. Acılarımın yarattığı hayaletlerden kurtulmaya çalışırken bir labirentin içinde sıkışıp kalmış, yönümü bulmayı hedeflerken kendimi kaybetmiştim. Zihnim yorgun bir savaşçıydı. Girdiği muharebeyi zafer ile sonuçlandıramayacak kadar acizdi.
"Denge kaybolunca resmin bütünü bozulur."
Reklam