Kocaman bir dünyaya ve hayallere doğuyoruz aslında. Ama dogumumuzdan itibaren her gün etrafımıza duvarlar inşa edilmeye devam ediliyor. Çoğu zaman bir tuğla da biz koyuyoruz. Sonra bakmışız ki ne hayal kalmış ne de dünya. El birlik ördüğümüz duvarlarımızın arasında hapsolmuş, ölümü bekliyoruz. Ya da ölmüşüz, tabutumuzdayiz ve "mahşer gününü" bekliyoruz.