Harika ötesiydi... Aşırı gerildim okurken. O karanlık atmosfer öyle boğucuydu ki, ara verip biraz soluklanma ihtiyacı duydum yer yer. Karakterlerin kafa karışıklığını, ruhsal problemlerini ve korkularını hissediyorsunuz okurken. Ana karakterimiz Apryl, beni epey sinir etti. Aptalca kararlar alan, kafasının dikine giden ve aşırı merak sonucu cezasını bulan biri olarak gördüklerini hak etti... Kızın aldığı tek bir iyi karar yoktu resmen. Ayrıca Seth... Sen nasıl karanlık, silik ve ruh hastası bir adamsın öyle yaa... Gerçekten yaptıkları beni benden aldı. Hem de her birini oldukça soğukkanlılıkla yaptı. Gördüm ki korku insana en büyük suçları bile işletebiliyormuş... O kapının ardındaki varlık beni de ürküttü, okurken o çığlıklar benim de kulaklarımı doldurdu, o soğuk benim de kanıma işledi...
Daire 16... Elli yıldır boş... Hiç kimse neden boş olduğunu ve neden oraya girilmemesi gerektiğini hatırlamak dahi istemiyor...
Barrington House, Londra'nın zengin bir semtinde bulunan bir bina. Büyük teyzesinden kendisine bir daire miras kaldığını öğrenen Apryl, daireyi görmeye Londra'ya gelir. Evdeki eşyaları ayıklarken kilitli bir kutunun içinde teyzesine ait günlükler bulur. Merakla okumaya başlayan Apryl için karanlık günler gelmiştir... Bu karanlık öyle koyudur ki, gün ışığı bile aydınlatmaya yetmez... Ve günlükte bahsedilenler öyle akılalmaz şeylerdir ki, insanı okumak bile delirtmeye yeter... Daire 16'nın gizemi, Apryl için çözülmesi gereken bir bulmacadır. Tehlikeli bir bulmaca... Karanlık sırlarla çevrili, bulaşanın hayatını karartan ve canını alan bir gizem... Bu gizemin içinde adı geçen yazar Felix Hessen... Çizdiği korkunç resimlerle birden ortadan kaybolan ressam... Karanlık bir boyut kapısı açan ressam...
Keyifli okumalar dilerim...
"Siz kadınların ne derdi var, anlamıyorum. Gerçekten anlamıyorum. Üstünüze vazife olmayan şeylere burnunuzu sokarsınız. İşler boka sarınca da ağlayıp sızlanmaya başlarsınız."