Ah, çatacak, kavga edecek bir adam olsa... Sevdiğim bir adam...Yani nazımı çekecek bir adam. Karşı karşıya bir pencerede oturarak dışarıdaki yağmuru ve denizi seyretsek... Dışarı çıkmasam, fakat çıkmak elimde olsa...
Ben hasta olduğum zaman çok titiz, çok alıngan oluyorum. Herkes de böyledir ya: Sair zamanlarda gözümüzden kaçan, günlük hayatın patırtısı içinde pek de gözümüzü çekemeyen bazı ihmaller, alakasızlıklar, beceriksizlikler, yatakta atıl yatıp bütün dikkatimizi üç beş metre murabba muhitimize verdiğimiz zamanlarda bizim için oldukça can sıkıcı şeyler oluyor.
Ben ki en hoşuma giden,en beğendiğim insanla 5-6 ay beraber duramam, bıkar ve sıkılırım; doğduğum günden beri ayrılmadığım “ben”den sıkılacağım doğaldır. Bana yeni ve orijinal gelen hiçbir tarafın yok. Orijinal fikirlerin kafamda ne zamandan beri eksildiğini biliyorum. Kendimi de cebimin içi gibi ezbere biliyorum. İnsanın kendini küçümsemesi gibi feci ve dehşetli bir şey yoktur. Burnunun ucunu göremeyenler ne bahtiyardır.