Jean-Jacques Rousseau "Toplum Sözleşmesi" eserinde "Demokrasi sadece tanrılardan ibaret olan toplumda mümkün olabilir" diyor. Öncelikle demokrasinin tanrılara layık olacak kadar iyi bir sistem olduğu söylenemez. Hiç bir sistemi böyle bir "ayrıcalığa" tabi tutamayız. Hatta dinlerin iddia ettiği tanrı figürün yer yüzünde olmasını istediği sistemi bile. Demokrasiyle ilgili söylenen bir diğer söz ise kime ait olduğunu maalesef unuttuğum "İktidar tüm sistemlerde var, muhalefet ise sadece demokraside var" sözüdür. İlginç olduğu ve kendine göre haklılık payı olan bir düşünce. Ancak artık geçerli değil. Zann edersem muhalefetin var olmadığı devlet çok az kalmıştır. Bence demokrasinin ölçütü artık muhalefet değil, olmamalıdır. Belki de şu şekilde evrimleştirebiliriz: "İktidar ve muhalefet her sistemde var, istifa ise sadece demokraside var". Tabi bu istifa hakkının da ileride üstüne çamur sıçramadan kaçış yolu olarak kullanılacağı mümkündür, hatta bence kesindir. Ancak şimdilik bu ölçüt geçerli olabilir.
Evrenin müthiş bir görünümü var! Genel bir katliam! En acımasız, en barbar, alabildiğince kıyıcı güçler yaşam için savaşıyorlar, zayıfların elenmesi, canlıyı yiyen canlı bir başka canlıya yem oluyor... Tanrı varsa, kalpsiz bir ruh olabilir ancak.
İnsanlık, nesnelerin gerçeğiyle yüz yüze gelemeyecek kadar güçsüzdür - ama duru bir akılla doğanın ve sürecin gerçeğinin karşısına dikilen herkes, aynı kaçınılmaz yanıtla karşılaşır: Günümüze Kötülük egemendir.