"O halde baklavanın kendisini bizzat tebrik etmemiz lazım. Çünkü öyle bir şekil bulmuş ki, acayip tutmuş, yıllardır da eşkenar dörtgen yerine herkes baklava şekli diye açıortay falan hesaplıyor tahtada."
- Peki Erdem Bey, bu ÖSS sınavının yaklaşması bekleniyor da, neden tüm öğrenciler bir anda hücum ederek ÖSS sınavını bertaraf etmiyorlar?
- Çünkü, öğrenciler sizin de dediğiniz gibi pısırık pısırık yerlerinde oturdukları için ÖSS sınavı onlara doğru yaklaşıyor. Halbuki bütün öğrenciler bir olup, haşin bir şekilde şöyle iki-üç adım atsalar bakın bakalım ÖSS sınavı yaklaşabiliyor mu!
Kahvaltı, sabah kahvaltısıysa eğer, öğleden sonra 1 ile 2 arasında yapılmalıdır. Normalde, biyoritm dediğimiz, vücut saati dediğimiz şey, sabah saatlerini işte 7, 8, 9, 10 gibi algılar. Bu sayede 1 ile 2 arasında yemek verilen midemizin aklı başına gelir. Mide "Demek ki bana bir sebepten dolay sabahleyin yemek vermediler, acaba ne yaptım ben? Suçum neydi? " filan şeklinde düşünerek, daha düzgün çalışmaya, çekinmemeye, zırlamamaya falan başlayacaktır.
- O tür savaşlar olmasa bile doğa bir savaş halinde. Ne bileyim kargalar bugün kedilerin gözlerini oyuyor, kediler farelere saldırıyor, kartallar tavşanları yiyor. Savaş hiç bitmiyor ki.
- Ama Erdem Bey, o doğanın kendi içinde bir devinimi değil mi zaten?
- Öyle mi?
- Hı hı. Yani kargalar kedilere kedinin evini ele geçirmek için saldırmıyor. Gözünü sevdiği için saldırıyor. "Gözünü sevdiminin kedisi" şeklinde.