Herkesin, kendisine bile itiraf etmek istemediği, başkalarına anlatmak istemeyeceği arzuları vardır. Bizler, bu can sıkıcı içeriğe sahip rüyaları, anlamsızlıkla bağdaştırdık ve bu rüyaların çarpıtılmış olduğu sonucuna vararak kendimizi akladık. İçlerindeki arzu gerçeklemesi, rüyanın öznesiyle ya da rüyanın yarattığı arzularla ilgili unsurlar, antipati ve bastırma isteği nedeniyle tanınması imkansız hale gelinceye kadar gizlenir. Rüyanın anlamsız görünümü daha sonra, gerçekte sansürlenmiş bir eylem olarak ortaya çıkar. Öyleyse formülümüzü şöyle özetleyebiliriz: Rüya, (bastırılmış) bir arzunun(gizlenmiş) gerçekleşmesidir.
Rüya içeriğini, gerçekleşen bir arzunun temsili olarak gördükten ve sansür tarafından, bastırılmış unsur için yapılan değişikliklerle unsurun belirsizleştiğini ifade ettikten sonra, rüyaların işlevini kavramak artık zor değildir.
Arzunun kendisi ya bastırılmış, bilince yabancıdır ya da bastırılmış fikirlerle yakından ilişkilidir. Öyleyse bu rüyaların formülü şöyle olabilir: Onlar bastırılmış arzuların gizlenmiş bir şekilde gerçekleşmeleridir. Rüyaların geleceği haber verdiğini iddia eden kişilerin haklı olduklarını belirtmek ilginçtir. Rüyanın bize gösterdiği gelecek gerçekleşmeyecek olsa da aslında olmasını istediğimiz gelecektir. Halk burada alışılmışlara göre ilerler; inanmak istediğine inanır.