C☆

C☆
@_Ruh1_
Acı neydi, bilmiyorum çocuktum unuttum.
Hayallerim vardı, alacağım olsun.
Reklam
Bazen insan ne kadar alışsa da, bazı boşluklar kapanmaz. Herkes "zamanla geçer" der, ama bazı şeyler geçmek yerine sadece daha sessizleşir. İçimizde büyüyen o sessizlik, gün gelir yankı olur; gecenin en uykusuz saatlerinde kulağımıza fısıldar: "Bu böyle olmamalıydı." Ben sana kırgın değilim aslında. Kırgınlık, hâlâ bir şeyler bekleyenlerindir. Bense artık senden bir şey beklemeyi bıraktım. Çünkü ne zaman bir şey beklesem, eksik bir yanım daha kalıyor geride. Ne zaman bir umut taşısam, o umut kırık bir cam gibi avuçlarımı kesiyor. Beni en çok ne incitti biliyor musun? Sessizliğin. Herkes bağırarak gider, sen sessizliğinle gittin. Ne bir veda, ne bir bakış, ne de bir “hakkını helal et.” Sadece sustun. Sustum. Ve biz o sessizlikte yok olduk. Bazı geceler hâlâ aklıma düşüyorsun. Rüyama değil… Çünkü rüyalar güzel olur, sen değil. Kalbime değil… Çünkü orası artık sessiz bir mezarlık gibi. Sadece aklıma... Ve aklıma düştüğün an, bir şey eksiliyor içimden. Çünkü hâlâ tam olarak gitmemişsin. Çünkü tam olarak kalmamışsın da. Arada kalmış bir yara gibisin. Ne kapanıyorsun, ne kanamaktan vazgeçiyorsun. Sana kızmıyorum. Çünkü seni hâlâ severek unuttum ben. En ağır yük buydu belki de. Hem sevip hem unutmak. Hem özleyip ses etmemek. Hem kırılıp hâlâ iyi olmanı dilemek... Ve şimdi... Şimdi sadece susuyorum. Çünkü söyleyecek her şeyimi, bir zamanlar sana susarken harcadım. Ve ben en çok sustuklarıma kırıldım.