Yılanlar hain kelimesiyle tıslamaya başlamışlardı. Hükümdarlarına karşı gelmeye kim cesaret etmiş olabilirdi? Pullu vücutlarının otlara ve birbirine sürtünerek çıkardığı hışırtı giderek artarken Şahmeran'ın sesi hepsini sakinleştirdi.
- Şimdi sessiz olun ve aramızdaki hainleri tanıyın....
Engerekler onlarca yılanı boyunlarından yakalayarak Şahmeran'ın önüne fırlatmışlardı. Büyüklü küçüklü her çeşitten yılan, hükümdarlarının önünde korkuyla sinmişti. On üç engereğin birden etrafını sardığı bir boa yılanı da engereklerin hapsinde, hainlerin yanında yerini aldı.
-Sizler benim sözlerimden ayrılıp kötülüğün yanında yer aldınız. Bilgeliğin yolunu terk edip ahmaklığı seçtiniz. Zararsız varlıklar için büyük tehdit oldunuz. Her şeyden önce zehirleriniz Erlik Han'ın korkunç isteklerini yerine getirmek için aktı. Demek içimizde bu kadar hain biriktirmişiz.
Bütün bunları duyan yılanların kızgınlıkla havaya dikilen boyunları Gizli Bahçe'yi kaynayan bir tencereye dönüştürmüştü.
Yada Taşı Muhafızları