Biraz evvel bir larvanın kelebeğe dönüşünü izlerken ağladım.🥹
Çünkü o an sadece bir canlıyı değil, kendimi gördüm.
Kozanın içindeki sessizlik sandığımız şey meğer ne kadar gürültülüymüş…
Çözülmek, dağılmak, eski hâlinden vazgeçmek ne kadar acıtıyormuş.
Kimse o karanlıkta geçen zamanı sormuyor.
Kimse “kaç kez vazgeçmek istedin?” demiyor.
Sadece ortaya çıkan kelebeği alkışlıyorlar.
Oysa kanatlar, sabrın ve acının izlerini taşıyor.
Ağladım çünkü bazı dönüşümler görünmez gözyaşlarıyla olur.
Ve insan bazen başkasının mucizesinde, kendi iyileşmesini fark eder.
Eğer bugün hâlâ kozanın içindeysem, demek ki henüz tamamlanmadım…
Ama biliyorum; hiçbir şey boşa çözülmüyor.
Kanatlara giden yol bazen parçalanmaktan geçiyor.