Güneşin bakışı gibi evrene bir bakış bize yeter
Sıcacık bir nefes kıvılcımlı bir yürek bize yeter
Cihan bahçesinde güle tebessüm helal-i hoş olsun
Çiy gibi, dünyadan ıslak bir çift göz bize yeter.
Bugün bütün verimlilik ve üretim artışına rağmen açlık bir
problem olmaya devam ediyor. Bir farkla ki, bugünkü problem kıtlıktan ziyade paylaşımla ilgilidir. Ilim ve teknolojide ileri giden milletler her türlü gıdaya, yiyecek ve içeceğe istedikleri zamanda ve miktarda ulaşabiliyorlar. Yeryüzünün geniş coğrafyalarında ise hâlâ açlıktan ölen çocukların ve yetişkinlerin sayısı hiç de az değil.
Bu paylaşım dengesizliği insanla ilgili çözülememiş temel bir soruna işaret ediyor. Gerçekten de, bugün insanın en iyi bildiği şeylerden birisi ayrılık ve gayrılıktır. Ne kadar çok parçaya bölü-nüyoruz. Milliyet, din, cinsiyet, renk, ırk gibi farklı unsurlardan yola çıkarak ayrılıyor da ayrılıyoruz.
İnsan olmak, dengeli ve sağduyulu yaşamayı gerektirir. Elbette kimse melek deği, kimseden melek olmasını bekleyen de yok.
Beklenen, aklı ve vicdanı olan ortalama bir insan gibi davranılması.
Gereğini gerektiği kadar yap, neticeyi tartışma.
Gerçekten de hayatın böyle bir tavrı vardır. Etrafta biri mi var diye bakınır insan, benimle özel ilgilenen biri mi var? Ama görünen bir kimse yoktur ortada, hayatın kendisinden başka. Kurulan bütün sistemlerde temel ölçü makul bir tedbirlilik olmalı.
Ne noksan ne fazla!
Başkaları hakkındaki dedikoduları ve yalanları dinlemek kolaydır. Kafanızı sallarsınız, yeterli olur. Dedikodu yapana itiraz etmek ortamın tadını kaçırır. Halbuki o andaki havaya uygun birkaç tane ileri geri söz de siz söylerseniz ortam daha da şenle-nir. Dedikodu zehirli baldır. Can alıcı soru şudur: Biz bütün bu çirkin huyları niye edinir, bu çirkin davranışları niye sergileriz?
Yapımızdan bir şeyler kaymış, hamurumuzdan eksilen maddeler olmuş, dengemiz bozulmuş. Keşke kan tahlili gibi karakter tahlili yapılabilse de bu tür hastalıkların ilaçla tedavisi mümkün olsa. Belki bir gün! Dedikodu yapmam, yapana müsaade etmem diyen bir insan bulmalıyız.