Hüseyin Tunç

Hüseyin Tunç

7.7/10
12 Kişi
·
30
Okunma
·
2
Beğeni
·
2.063
Gösterim
Adı:
Hüseyin Tunç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kastamonu, 1968
1968 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi. Karabük Endüstri Meslek Lisesi’ni ve İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni dönem birincisi olarak bitirdi.
Bankacılık mesleğine 1989 yılında Töbank’da Müfettiş Yardımcısı olarak başladı ve aynı bankada 1992 yılına kadar çalıştı. 1992-1995 yılları arasında T. Halk Bankası Kastamonu Şubesi’nde görev yaptı. 1995 yılı Şubat ayında Albaraka Türk Katılım Bankası’na geçti. Albaraka’da Müfettiş Yardımcılığı, Müfettişlik, Birim Müdür Yardımcılığı, Adapazarı ve Bakırköy Şube Müdürlükleri, Genel Müdürlük’te Bankacılık Hizmetleri Yönetmenliği, Kalite Yönetim Sistemi Temsilciliği ve Kurumsal Bankacılık Yönetmenliği görevlerinde bulundu. Halen bu bankanın Kurumsal Krediler Müdürü olarak görev yapmaktadır.
SMMM sertifikasına sahip ve İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası üyesi olan Hüseyin Tunç İngilizce bilmektedir, evli ve iki çocuk babasıdır.
"Aynı cümleler bazen can yakıyor bazen şifa oluyor. Sözler söyleyenden çok dinleyende anlam kazanıyor."
Hüseyin Tunç
Sayfa 252 - Profil Yayıncılık
"Eğer özgür konuşma ve yazma imkanına sahip değilsen, insan olmaktan doğan iktidarını kullanamazsın."
Hüseyin Tunç
Sayfa 138 - Profil Yayıncılık
Hollandalıların bir sözü vardır: Düşman henüz tanışma fırsatı bulamadığın dosttur" derler.
Yapay oluşturulmuş bir üst kimliğe sahip olabilmek ya da onu koruyabilmek için nice değerler, nice vasıflar feda ediliyor.
İnsan her şeyden önce kendisi olmalı ve kendisini değer vermelidir. Başkalarının kişiye yükleyeceği değerin ölçüsü ondan sonra gelir.
Nice sultanlar, nice kahramanlar, nice zenginler gelip göçtü bu dünyadan. Çoğu giderayak anladılar ellerinde kalanın bir hiç olduğunu.
Makam ve servet insana değer katmaz. Makama ve servete değer katması gereken insandır. Kimliği belirleyen etiket değil kimliğin kendisidir.
İnsan gerçekte bir ruh, bir nefestir. Bedeni ödünç alınmıştır topraktan. Bir gün ruha hesap sorulacağı zaman, tekrar toplanır beden. Kimi bir balık kılçığından, kimi bir kuşun gagasından ya da akan bir ırmağın damarlarından döner gelir hücrelerimiz.
"İnsan önce irfanla kendini tanımayı bırakmış, ilimle başkasını tanıma derdine düşmüş."
Hüseyin Tunç
Sayfa 196 - Profil Yayıncılık
"Tilkiye sormuşlar; seni kümese bekçi yapacağız ne dersin? "Gülmekten cevap veremiyorum." demiş."
Güncel olayların yer aldığı, akıcı bir şekilde yazılmış ve içerisindeki konu çeşitliliği sebebiyle yoğun emek harcandığını gösteren bir roman. Biraz tarih, biraz felsefe, biraz psikoloji, biraz da siyaset konularını barındırıyor fakat çoğu yüzeysel ve anlaşılır, çokça derine inmeden işlenmiş. Fakat benim kitabı okurken sevemediğim nokta şu, kahramanın ne zaman hayal gördüğünün ve ne zaman normal hayatına devam ettiğinin ayırt edilmemesi ayrıca zamanın da bazı yerlerde belirsiz olması. Yani ne zaman sabah oldu ne zaman haftalar geçti bunlar bazen belirsiz kalmış ve okurken akıl karıştırıyor. Yine de çok kötü bir kitap diyemem, bana göre orta seviyedeydi. İçinde barındırdığı konuları sevenlere tavsiye ederim.
Dili gayet basit ve net olan bu kitabın temel amacı bize katılım bankacılığını benimsetmek. Yazar, edebi bir üslub gütmeden direkt olarak vermek istediği mesajı iletmiş. Kitapta İçerik olarak ders kitaplarını aratmayacak bir sebep sonuç ilişkisi benimsenmiş. Bu yararlı mı olmuş, ayrı bir tartışma konusu. Bundan evvel asıl tartışma konusu, diğer bir adıyla İslami bankacılık denmesinde bu denli öneme sahip olan etmenin yani faizin gerçekten bu tarz bir bankacılık anlayışında var olup olmadığı. Bu kitapta, katılım bankacılığının faizle içli dışlı bir alakasının olmadığı beyan edilmiş. Acaba gerçekten de öyle mi? Bu zaten kitapta enine boyuna masaya yatırılmış. Ama ben kendi adıma konuşacak olursam pek tatmin olmadım. Özellikle bu konuya vakıf olabilmek için iktisat dalında bir lisans sahibi olmamız gerektiği kanaatindeyim. Bence sadece bu da yeterli değil. Artı olarak bir de aksini iddia eden farklı bir eser okunması gerektiğini düşünüyorum.
Yazar yoklukta varolanların; varlıkla yok olmasının nedenlerini açıklıyor. Bu nedenlerin birkaçını özetle geçmek gerekirse,

* İnsanoğlu arzularına (nefsine) dur diyemiyor.
* İstedikçe daha fazlasını ister duruma geliyor.
* Yaşam insanlar için gittikçe maddiyata dönüşüyor.
* Sevgi, merhamet vb. duygular gitgide sunileşiyor.
* İlişkiler kurulurken daha çok menfi çıkarlar gözetiliyor.
* Gün geçtikçe ben merkezci insanlar çoğalıyor.
* Ve sonuç olarak insanoğlu bir türlü mutluluğu yakalayamıyor. Kendi kimliğine dahi yabancılaşıyor.Maddenin içine girdikçe maneviyatını kaybediyor.

Kitap bu tür konuları ele alıyor. Her ne kadar bilindik konular olsada okunacak bir eser olmuş. İncelememi kitaptan güzel bir alıntıyla sona erdirmek istiyorum.

"Hepimiz topraktan geliyoruz. Kimimiz gül yaprağı gibi narin, Kimimiz kaktüs gibi dikenli. İnsandan beklenen, dünya denen ortak evimize hoş bir ses ve hoş bir nefes bırakabilmektir."
Zengin gazeteci Selimin idealist hikayesine hoşgeldiniz.. Gazeteciligin gunumuzde karşı karşıya kaldığı duruma dikkat çeken hikayesiyle öne çıksa da kisisel git gelleri uzun uzun betimlemiş yazar. Aslında 150 sayfaya sığdırılabilecek bir hikaye uzun bir roman olsun diye uzatmış da uzatmış.. Tad alamadım.. Sevmedim.. Hele hikâyede osmanlı padişahı olmak ile ilgili bölümler komik geldi bana..
Kitabı, bir fuarda gördüm. İlk olarak ismi dikkatimi çekti ve aldım. Okumadan önce konusunun benim ilgimi çekeceğini düsünmüştüm.
Kitapta sorgulayan, derinlere dalan bir karakter var, evet bu ozelligi tam bana gore ama begenmedigim tek ozelligi sanki olaylarin bilerek fazlaca uzatilmak istenmesi.
Onun disinda gayet akici bir kitap, okurken insan sıkılmiyor.
ufuk 'nun yeniden hayata gözlerini açması hastane okul iş hayatı önüne çıkan zirvenin merdivenlerinden ilk aşkı ve son aşkı herşey domino taşları gibi sıralanmış giderken sevdalarına zincirler vuruşu benimsemesi mücadelesi sürüklüyor insanı

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüseyin Tunç
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kastamonu, 1968
1968 yılında Kastamonu’da dünyaya geldi. Karabük Endüstri Meslek Lisesi’ni ve İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni dönem birincisi olarak bitirdi.
Bankacılık mesleğine 1989 yılında Töbank’da Müfettiş Yardımcısı olarak başladı ve aynı bankada 1992 yılına kadar çalıştı. 1992-1995 yılları arasında T. Halk Bankası Kastamonu Şubesi’nde görev yaptı. 1995 yılı Şubat ayında Albaraka Türk Katılım Bankası’na geçti. Albaraka’da Müfettiş Yardımcılığı, Müfettişlik, Birim Müdür Yardımcılığı, Adapazarı ve Bakırköy Şube Müdürlükleri, Genel Müdürlük’te Bankacılık Hizmetleri Yönetmenliği, Kalite Yönetim Sistemi Temsilciliği ve Kurumsal Bankacılık Yönetmenliği görevlerinde bulundu. Halen bu bankanın Kurumsal Krediler Müdürü olarak görev yapmaktadır.
SMMM sertifikasına sahip ve İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası üyesi olan Hüseyin Tunç İngilizce bilmektedir, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 18 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.