“Ferec”i okurken öyle duygular yaşadım ki, kelimelere dökmek gerçekten zor. Başta sadece meraktan başlamıştım, adını bile tam anlamıyla bilmeden. Ama daha ilk sayfalarda fark ettim ki bu kitap
Güncel olayların yer aldığı, akıcı bir şekilde yazılmış ve içerisindeki konu çeşitliliği sebebiyle yoğun emek harcandığını gösteren bir roman. Biraz tarih, biraz felsefe, biraz psikoloji, biraz da siyaset konularını barındırıyor fakat çoğu yüzeysel ve anlaşılır, çokça derine inmeden işlenmiş. Fakat benim kitabı okurken sevemediğim nokta şu, kahramanın ne zaman hayal gördüğünün ve ne zaman normal hayatına devam ettiğinin ayırt edilmemesi ayrıca zamanın da bazı yerlerde belirsiz olması. Yani ne zaman sabah oldu ne zaman haftalar geçti bunlar bazen belirsiz kalmış ve okurken akıl karıştırıyor. Yine de çok kötü bir kitap diyemem, bana göre orta seviyedeydi. İçinde barındırdığı konuları sevenlere tavsiye ederim.
Kitabı, bir fuarda gördüm. İlk olarak ismi dikkatimi çekti ve aldım. Okumadan önce konusunun benim ilgimi çekeceğini düsünmüştüm.
Kitapta sorgulayan, derinlere dalan bir karakter var, evet bu ozelligi tam bana gore ama begenmedigim tek ozelligi sanki olaylarin bilerek fazlaca uzatilmak istenmesi.
Onun disinda gayet akici bir kitap, okurken insan sıkılmiyor.
Hukukçu olan Selim'in sonradan gazeteci olup kendi varlığın ateşini bulma sürecindeki olaylarını, bir yandan da gazetecilerin yaşadığı psikolojik baskı olaylarını anlatıyor. 2015 yılındaki ve eski yıllardaki bazı olayların gerçekçi olaylara da dayanmaktadır.
"Dışarıdan deli dediğimiz kişiler gerçekten deli mi yoksa biz mi anormaliz? Delilik iyidir, dünyadan sıyrılıp biraz insan olma hâlidir."
Zengin gazeteci Selimin idealist hikayesine hoşgeldiniz.. Gazeteciligin gunumuzde karşı karşıya kaldığı duruma dikkat çeken hikayesiyle öne çıksa da kisisel git gelleri uzun uzun betimlemiş yazar. Aslında 150 sayfaya sığdırılabilecek bir hikaye uzun bir roman olsun diye uzatmış da uzatmış.. Tad alamadım.. Sevmedim.. Hele hikâyede osmanlı padişahı olmak ile ilgili bölümler komik geldi bana..
Selim gazetede çalışan bir köşe yazarıdır. Hayatı hayatın anlamını nereden geldiğimizi nereye ait olduğumuzu insanlığın ne demek olduğunu kendi içinde sorgulayan bir gazete yazarıdır. Selim Şam'da yaşanan savaştan son derece etkilenmiştir ve Şam' a gitmeye karar verir. Orada yaşadığı olaylar ve Selime yapılan muamele Selim i çok derinden etkilemiştir. Selim bunları gazetesinde yayınlamak istemiştir fakat Şam başkanı ve generaller tarafından uyarı yapılmıştır. Selim yazısını inatla yayımlamaya karar verdiğinde başına çok talihsiz bir olay gelir arabası patlatılmıştır. Selim günlerce hatta haftalarca komada kalıp hayatı sorgulamakla ilgili ferec'in davulları ile ilgili değerli yazarlarımız ile ilgili bir sürü karmaşık ve karışık rüyalar görür. Selim sonunda hayatın bu kadar sorgulanmaması gerektiğini ve her şeyin olması gerektiği gibi gitmesini er ya da geç anlamıştır. Arap Baharı, barış süreci, Gezi olayları, cemaat - siyaset ilişkilerini bir de roman tadında okumak isteyenler için tavsiye ederim. Güncel hayatta yaşadığımız olaylar roman kahramanı tarafından çok iyi gözlemlenmiş ve anlatılmış.Belki de her şeyi akışına bırakıp hayatı olduğu gibi yaşamalıyız.
1968 yılında Kastamonuda dünyaya geldi. Karabük Endüstri Meslek Lisesini ve İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesini dönem birincisi olarak bitirdi.
Bankacılık mesleğine 1989 yılında Töbankda Müfettiş Yardımcısı olarak başladı ve aynı bankada 1992 yılına kadar çalıştı. 1992-1995 yılları arasında T. Halk Bankası Kastamonu Şubesinde görev yaptı. 1995 yılı Şubat ayında Albaraka Türk Katılım Bankasına geçti. Albarakada Müfettiş Yardımcılığı, Müfettişlik, Birim Müdür Yardımcılığı, Adapazarı ve Bakırköy Şube Müdürlükleri, Genel Müdürlükte Bankacılık Hizmetleri Yönetmenliği, Kalite Yönetim Sistemi Temsilciliği ve Kurumsal Bankacılık Yönetmenliği görevlerinde bulundu. Halen bu bankanın Kurumsal Krediler Müdürü olarak görev yapmaktadır.
SMMM sertifikasına sahip ve İstanbul Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odası üyesi olan Hüseyin Tunç İngilizce bilmektedir, evli ve iki çocuk babasıdır.