Eksik olan bir şey vardı. Yeniden eskisi gibi olmamı sağlayabilecek önemli bir şeydi bu eksik olan. Üstüme bir suskunluk çökmüştü, canım hiçbir şey yapmak istemiyordu.
Gloria hayallerime ne olduğunu soruyordu.
"Artık yoklar. Uzaklara gittiler..."
+Ne diyorsun evladım sen, babanı mı öldüreceksin?
-Evet, öldüreceğim. Çoktan başladım bile. Öldürmek derken öyle Buck Jones'un tabancasını alıp "dan" diye öldürmeyi kastetmiyorum. Kastettiğim onu kalbimde öldürmek. İyiliğini istemekten vazgeçmek. Derken bir gün ölüp gidecek.
+ "Borcum ne, Zeze?"
- " iki yüz kuruş."
+" Niye o kadar az? Herkes dört yüze boyuyor."
- " Bir gün iyi bir boyacı olursam o kadar isterim. Henüz olmaz."