İşte o zaman bir bakarsın, onun sesi hayatına hafifçe değmiş.
Zorlamadan, koşmadan, yakarmadan...
Sakin bir nehir gibi gelir, sana pembe papatyalar getirir.
Sessizliğe doğmuş bir tohum varmış anlatmanın gölgesinde büyümüş fidan olmuş anlaşılmanın güneşinde ısınmak ağaç olmak istemiş çok istemiş, köklerinin suyu istediği gibi istemiş
Ya bu masalın sonu nasıl bitmiş, yağmur şahit...
Özlemek en çok öze duyulurmuş insan o ya
özlenecek ne de çok şey uydurmuşuz.
özledim kaçıp kaçıp gitmeleri, söyle şimdi kendinden kaçan nereye gidebilir ve dahi nereye varabilir?