Sen sadece çürüyen leşlere inen bir akbaba gibi insanların acıları ile yaşayan ve fikirlerini esir pazarında satan bir gazeteci misin ? Ya da hayattan tecrübeler edinip öğrendiklerini insanlarla şehir meydanlarında paylaşan bir öğretmen misin? Eğer birincisiysen iltihaplı bir ülsersin . Eğer ikincisiysen merhem ve ilaçsın
Kötülüğe kölükle karşılık verip bunada kanun mu diyelim ? Yozlaşmaya karşı daha büyük yozlaşmayla savaşalım ve buna kural mı diyelim ? Suçları daha büyük suçlarla yenip buna adalet mi diyelim ?
Birisi arkadaşını yitirdiğinde yanındaki diğer arkadaşlarla teselli bulur ve eğer altınlarını yitirirse bir süre düşünür , aklından talihsizliği çıkarır , özellikle kendini hala sağlıklı ve hevesli hissediyorsa . Ama birisi gönül huzurunu yitirdiyse nerede huzur bulur ve onun yerine neyi koyabilir? Hangi akıl bununla başa çıkabilir ?