Safi insan aklı bir ışık demetini bölüp parçalarına ayırıp inceleyebiliyorsa, daha yüce akıllar, dünyamızın cılız ışığında dahi onun üzerinde var olan her düşünce, eylem, erdem ve erdemsizliği okuyabiliyor olmalıydı.
oysa çarçabuk yanıp bir hiçe dönüşmek, hiçbir şeyi aydınlatmadan, bir işe yaramadan, harcanıp giden bir alev olmak benim tabiatımın ayrılmaz bir parçası.