Elif Sırataş / Müstakbel Tarihçi

Elif Sırataş / Müstakbel Tarihçi
@__ES__
Tarih
71 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Fakat Atatürk denilen, bu milletin, yaratılışın, dünyadaki temsilcisini bu millet, on bin yıl sonra bile; "Benim soyumdan bir Atatürk yetişmiştir" diye iftiharla anacaktır. (Ona şüphe yok sesleri...) Bu öyle kıskanılacak bir şeydir ki, bunun üzerinde kocamış, ateh getirmiş insanlar bile söz söylemekten çekinmelidir.
Sayfa 52·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Her memlekette her işin, her şubenin, her sanatın büyükleri vardır. Onlara: 'Büyük adam' denir. Herhangi bir komutanın, herhangi bir profesörün, kendi alanında yapmayı benimsediği herhangi bir işde 'büyük' diye vasıflandırılacak hareketi olabilir. Fakat bizim 'Şef' dediğimiz adamların büyüklüğü, herhangi bir rastlantının, herhangi bir talihin yardımı gibi şekillerle küçültülmesine imkân olmayan büyüklüklerdir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
1000Kitap
Atatürk bir gün Meclis'in münakaşasından çok yorulmuştu. Yorgun olarak çıkıyordu. Kendisine bir arkadaş şu sözü söyledi: -Hem cephede, hem Mecliste, hem hükûmet işlerinde çok yoruluyorsunuz. Verdikleri cevap şu idi: -Evet, çok yoruluyoruz. Fakat tuttuğumuz dava dama oyunu değildir. Memleket ve millet mukadderatını tayin edecektir. Onun için milletle beraber bu işi ya yürüteceğiz, ya topyekün gideceğiz.
Sayfa 43·Kitabı okudu
1000Kitap
Ben Türk milletini tehlikede gören bir kumandan, herhangi bir fert gibi ortaya atıldım. Millet benimle beraber mücadeleye girdi. Bugün, ne yapılmış ise, Türk milleti yapmıştır. Ben ne yapabilirim, Türk milleti olmasaydı?
Sayfa 42·Kitabı okudu
1000Kitap
Rasih Kaplan (Antalya) ...Özellikle, Birinci Dünya Savaşı ve İstiklal Savaşı'nı gören arkadaşlar, bilirler ki, İstiklal Savaşı'ndaki görev herhangi bir cephedeki göreve benzemezdi. Yurt gitmiş, ulus esir olmuş, yurdun hemen hemen işgal olunmamış, yumurta kadar yeri kalmamış ki üstüne çıkalım, 'Bağımsızız' diyelim. Hepimiz esir durumda... Böylece, mücadeleye girmişiz!.. Bu durumda mücadeleye girince ihtiyar, genç, kadın, erkek, hiç fark olunmadan hepsine 'vazife boynunun borcu' olur. Türk ulusu, bütün bu borcu, nasıl öderdi?.. Bunu, tarihin içinde yaşayan hepimiz çok iyi biliriz.
Sayfa 40·Kitabı okudu
1000Kitap