Gerçek adı Davud olup, Çağrı ise onun unvanı olarak zikredilmektedir. Çağrı unvanı, Kutadgu Bilig'de hükümdarın hizmetkârlarından biri ve Türk geleneğindeki efsanevî bir kuşa verilen addır.
Birçok parlak muvaffakiyetleri, ölçüsüz atılan adımların sıfıra indirdiğini ve ileri adım atılmak istenirken geriye tepmenin şiddeti bizi daha gerilere götürdüğünü de görmüştük. Ve yine bütün ruhî tesirleriyle tarihî misallerinden tetkik ettiğim bir meselede muvaffak veya muzaffer olmuş bir kudretin nasıl yıpratıldığı ve aşındırıldığıdır. Muzaffer diktatörlerin tarihte gösterdikleri çehre, her şeyi kendi yapmış görünmek hususundaki ruhî galeyanları neticesi her şeyi kendi hayatında yapıp bitirmek hevesidir.
Şahsiyetlerinde toplanan kudretin cazibesine kapılan yeni kitlelerin alkış ve hayranlıkları karşısında bu diktatörler, her şeye kadir olduklarını zannederek, zaman âmiline dahi ehemmiyet vermezler. Ve kendilerini muvaffak eden fikir ve silâh arkadaşları, eski selâhiyetlerini muhafaza ettiklerinden onları da hor ve hâkir görürler. Bu suretle alkışlar arasında nereden geldiği belli olmayan birçok zararlı ve hattâ tehlikeli fikirler de fiile inkılâp eder. Gerçi aksi darbeler, ruh hummasına tutulmuş kıymetli şahsiyetleri belki tedavi edebilir. Fakat bazan da bu darbeler, o kadar seri ve o kadar şumullü olur ki, kendisini de silip götürebilir. Bazan da sarsıntıda bıraktıkları millet bütün ağırlıklarını çeker.
Bir savaş karşısında kaldığımız zaman, memleketi kurtaracak olan, şu veya bu kişi değildir. Memleketin silaha sarılmış olan evlatları ve onu besleyecek olan millettir. Bütün bunları idare edecek olan, devlet başkanıdır.