Hep anlatırlar: 1800 yılları... Almanya de Fransa'nın sınırında bir nehir akar. Almanlar, bahçelere bostan ekerlermiş. Fransızlar da o zamanlar biraz daha uyanık ve güçlü oldukları için gece nehrin öbür tarafına geçerler, Almanların ektiği ne varsa alıp götürürlermiş. Osmanlı'nın da pek iyi olmadığı dönemde Almanlar, bu işi çözse çözse Osmanlı çözer demiş ve dedelerimize mektup yazmışlar.
Bizimkiler mektuba cevaben, "Şu anda bizim içinde bulunduğumuz sıkıntılardan dolayı size asker gönderme şansımız yok. Ama biz, size iki kıyafet gönderiyoruz. Bu Yeniçeri askerlerin kıyafetlerini siz askerlerinize giydirin. Birkaç gün yarınşar saat nehrin kıyısında gezinsinier yeter dermiş."
Almanlar, dedelerimizin dediğini yaparlar Kendi askerlerine Yeniçeri kıyafeti giydirirler. Birkaç gün bu askerler, nehir kıyısında gidip geldikten sonra Fransızlar bir daha nehrin karşı tarafına geçmezler. Bu Yeniçeri kıyafetleri, bugün müzede sergileniyor.
İşte bu, dik durmanın, dik olmanın, onurlu olmanın kazanımlarıdır.