"İstikamet, rüzgarın estiği yöne göre yön değiştiren bir pusula değil; fırtınalar kopsa da adaletin ve doğruluğun safında elif gibi dimdik durabilme cesaretidir."
Biblioterapi Esnaf Evli
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak, yanlış bir kalabalığın içinde kaybolmaktan çok daha evladır.
Hz. Hûd: Eğer bir gün senin kavminde Hûd’un kavmi Âd gibi, duyurduğun mesajlara karşı büyüklenirlerse, “bizim elimizdeki imkânlar bizi kurtaracak” diye yersiz kuruntularla seni yalanlayıp dururlarsa, sen “Ben ecrimi Allah’tan bekliyorum” de ve yoluna devam et. Zamanı gelince Allah onlara hak ettikleri karşılığı verecektir.
Muhammed Emin Yıldırım
Hz. Nûh: Eğer bir gün karada gemi yapmak zorunda kalırsan; “hani bunun denizi” diyenlere kulak asma. Sen tahtalara çivi çakmaya devam et; yeri ve zamanı gelince Allah denizi senin ayağına getirecektir.
Muhammed Emin Yıldırım
Hz. İdrîs: Eğer Allah katında yüce bir mekana ermek istiyorsan, İdris gibi hayatı bir ders, dünyayı bir medrese, ilahi vahyi bir müfredat, Cebrail’in ise bir müderris olduğunu unutma.
Muhammed Emin Yıldırım
Hz. Adem: Eğer bir gün Allah’ın koyduğu sınırları ihlal eder de sürçersen, sakın hatanı savunma, hatan da ısrar etme. Hemen tevbe et, günahını itiraf et ve Adem gibi adam ol. Allah’ın mağfiretinin sınırsızlığını hiçbir zaman unutma.
Muhammed Emin Yıldırım
Riyanın Kur’an içerisindeki tarifi çok önemlidir. Vahiy eşsiz lisanı ile Bakara suresinde bu hastalığı şöyle teşhis eder. “Malını gösteriş için harcayan insanın durumu “safvan’in aleyhi turab” üzerinde biraz toprak bulunan büyük bir kayaya benzer. (dışardan bakan o toprağa aldanarak, o kayayı verimli bir arazi zanneder.) Ama üzerine biraz yağmur isabet edince o yağmur toprağı alır götürür, geriye sadece kaya kalıverir.” (Bakara suresi 2/264)
Kur’an’ın çok güzel bir ifade ile vasfettiği bu hastalık, görüntü ile içeriğin uyumsuzluğunu insana anlatan önemli bir örnektir. İnsan ister kendi yaptığı, ister başkasının yaptığı bir eylemi değerlendirirken hemen dış görüntüye bakıp hüküm vermemeli, bazen dış görüntünün insanı yanıltabileceğini unutmamalıdır. Bunun için bir eylemin salih olup olmadığına karar verirken görüntü ile beraber o eylemin yapılış maksadına iyice bakılması gereklidir. Failin maksadı, görüntüye aldanmaksızın o eylemi yüceltebildiği gibi, sahibinin yüzüne atılmasına da sebep olabilir. Fail eylemi ile başka insanları aldatabilir. Yaptığı hayır işlerinde başka hesaplarının bulunuşunu fark ettirmemek için görünen kısmı iyi ambalajlayabilir. Ama unutulmaması gereken çok önemli bir şey var ki oda Allah’ın el-Habir oluşudur. O (c.c) Habir’dir; her şeyden haberdar olandır.
Muhammed Emin Yıldırım