"İstikamet, rüzgarın estiği yöne göre yön değiştiren bir pusula değil; fırtınalar kopsa da adaletin ve doğruluğun safında elif gibi dimdik durabilme cesaretidir."
Biblioterapi Esnaf Evli
Kalabalıkların içinde yalnız kalmak, yanlış bir kalabalığın içinde kaybolmaktan çok daha evladır.
Dikkat Edilmesi Gerekenler:
Kârûnları sevmememiz
Kârûnları sevenleri sevmememiz
Kârûnlara özenmememiz
Kârûnlaşmamamız
Kârûn kadar zengin olsak yine de malın esiri olmamamız gerekir.
Muhammed Emin Yıldırım
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Çünkü batıl karşımıza her zaman ben batılım diye çıkmaz batıl hak maskesi takarak çıkar Hakk'a ait şeyleri konuşur sizi farklı yerlere sevk etmek için elinden gelen her türlü imkanı kullanır zaten buradan da anlamamız lazım Kur'an'ın bu aslında nazarlara verdiği şahsiyetleri neden olduğunu...
Muhammed Emin Yıldırım
18 Mart 1915'de; kahraman yiğitler "Çanakkale Geçilmez" diyerek canları pahasına topraklarını korudular ve zalimlere çiğnetmediler...
Bugün de "Gazze Geçilmez" demeli ve ne pahasına olursa olsun zalimlere Gazze'yi yedirtmemeliyiz...
Yoksa yarın Allah korusun çok büyük pişmanlıkları ağıtlar yakarak söylemek zorunda kalacağız...
Muhammed Emin Yıldırım
Hz. Ali fiziksel olarak 10 yaşında olmasına rağmen, 50 yaşında olgun biri gibi muhakeme yeteneğini kullanıyor, ne düşünmeden bilinçsizce kendisine yapılan davete, heyecana gelip tabi oluyor, ne de; “Bu da nerden çıktı, sen babam Ebû Talib’ten bu işleri daha mı iyi biliyorsun?” deyip karşı çıkıyor. Düşünmek için zaman istiyor, o minik dimağı ile söylenenleri tartıyor, ölçüyor ve kararını veriyor.
Üvey amca Ebû Leheb ise, fiziksel olarak 50 yaşında olmasına rağmen, 10 yaşındaki bir çocuk gibi davranıyor. Olgun bir şahsiyetin en büyük ziyneti olan muhakeme yeteneğinden mahrum olarak, “Ben şimdi bu halimle yetim yeğenim Muhammed’in söyleyeceklerine mi tabi olacağım?” diyerek hem dünyasını hem ahiretini bitiriyor. Yaşının, toplumsal kariyerinin, elindeki imkânlarının asabiyetine saplanıyor ve aklî olarak büyümeyerek ebedi kurtuluşuna vesile olacak çağrıya çocukça bir tepki veriyor.
Muhammed Emin Yıldırım
Ne acıdır ki; bir türlü büyüyemiyor, çocukluklarımızı ergenliğe ve olgunluğa dönüştüremiyoruz. Peki neden bir türlü rüşde eremiyoruz? Sizce aklî ergenliğe eremememizin sebebi nedir? Belki bu soruya herkes farklı bir pencereden bakarak değişik cevaplar verebilirler; ama bu fakire göre bunun sebebi; muhakeme yeteneğini bir türlü kazanamamamızdır.
Muhakeme yeteneği, sahibine olayları derinlemesine görmesini sağlayacaktır. Sadece bugünü değil, dün ile birlikte yarını da düşünmesini insana öğretecektir. Tasavvurunu oluşturan nice kavramı yeniden oluşturmaya çalışacak ve yine sahibine bu kavramlara müspet manada değerler yükletecektir. Hal böyle olunca; hayatı algılama noktasında çok farklı bir konuma gelecek, çocuksu tavır ve davranışların yerini gıpta edilecek bir olgunluk alacaktır.
Muhammed Emin Yıldırım