Hastaların direnişleri ve onların kendilerini dışlaştırma biçimleri bu işi son derece güçleştirmektedir. Ancak şurasını da belirtmek gerekir: Zorlama bir nevrozu anlamak bir histeri olayını anlamaktan çok daha güçtür. Gerçekte, bunun tersi beklenirdi. Zorlama nevrozların, gizli düşüncelerini dile getirme araçları, yani onların dili, histeriklerin dilinin bir lehçesi gibidir. Bir şeyler sezinlemenin daha kolay olduğu bir lehçe olması gerekirdi onun aslında. Çünkü, o bilinçli düşüncemize, histeriklerin dilinden daha yakındır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir hastanın çok gizli sırları öcelikle ve kolayca açığa vurulabilir. Onu gerçekte açığa vurmak istemediği sırlardır bunlar. Hastalığın kişiliğini, en zararsız, en kaba biçimde saptayan o çizgilerse geri planda kalır. Hastayı herkes bu öz çizgilerle tanır. O kendini herkese böyle tanıtmıştır.
Bana öyle geliyor ki, hep semtomplar üzerinde duruyoruz, onların nerde doğduklarını hesaba katmıyoruz. Çocukları eğitirken, sadece başımız sakin kalsın istiyoruz, güçlüklerden hoşlanmıyoruz, örnek çocuk yetiştirmek istiyoruz, bu politikanın, çocuğun hoşuna gidip gitmediğine bakmadan.