Kimi zaman endişe ve korkudan olmasa da göğsümü parçalayan bir his beni yakalıyor, sonra insanın düşmanı olan bu mevsimin korkutucu sahnelerinde dolanıyorum.
Yokluğumu ne kadar hissederler? Kaç gün? İnsan ne kadar da gelip geçici. Kendi varlığı, en çok iz bıraktığını, anılarında ve ruhlarında derin sevgiler bıraktığını sandığı sevdiklerinde bile hızla silinip gider.
Bir insan nasıl olur da birbirine yetemez? Bunu düşününce göğsümü parçalamak, beynimi patlatmak istiyorum. Kimse bize, kendimize vermediğimiz sürece hazzı, mutluluğu, sevinci aşkı veremez ve benim önünde soğuk ve güçsüz bir şekilde duran birine tüm kalbimle mutluluğu veremem...
Ona karşı çok fazla duygum var, çok fazla, ama onsuz bunların ne önemi var ki?