"Zira ıstırap çeken ve gözyaşı döken bir insan, en büyük teselliyi, 'adına bencillik deyin ama hakikat budur' başkalarının ıstırabını, başkalarının döktüğü gözyaşlarını seyretmekte bulur."
İnsanın Tanrı'dan sonra en fazla kıymet verdiği varlığını - parasını kitaplara feda etmiş ve yine yetinmemiş, insanın paradan sonra en fazla kıymet verdiği varlığını, ruhunu kitaplara teslim etmişti.
Biricik kitabını eline alır, bir cimrinin servetine, bir babanın kızına, bir kralın tacına duyduğu sevginin emsali bir tutkuyla onu seyre dalar, gözleriyle okşar, bağrına basardı.
Bu adamın sahaflar ve eskiciler haricinde kimselerle konuşmuşluğu yoktu. Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar.