Kendisine hiç vakit ayırmayan biri başkasının ukalalığından şikayet etmeye nasıl yeltenir?
Buna karşılık, kim olursan ol, bazen başkası mağrur bir yüzle de olsa sana bakar, kulaklarını açıp söylediklerini dinler, yanında durmana izin verir, ancak sen kendini dinlenmeye değer biri olarak görmezsin. Dolayısıyla başkasının da bunları yapmakla mükellef olduğunu düşünmenin bir gereği yok, zira sen üzerine düşeni yaparken, başkasıyla birlikte olmak istemiyordun, sadece kendinle kalmayı beceremiyordun.