Selma

"Söz kifayetsiz kalacaksa, susmalı insan. Fazladan izahat, lisanen kabahattir." ~ Cemil Meriç ~
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bakara Sûresi son ayeti ve bakara sûresi anlamı
286. Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri boynumuza borç kılma! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et! [Sûrenin başında Allah'ın iyi kullarının gayb âlemine, doğru yolu göstermek üzere gönderilmiş Kur'an'a ve ondan önce gelen kitaplara iman ettikleri, namazı kılıp zekâtı verdikleri, Allah'ın verdiklerinden O'nun rızası için harcamalar yaptıkları, bu iman ve güzel ameller sayesinde Allah rızasına uygun bir hayat sürüp iki cihan saadetine nail oldukları zikredilmişti. Arkadan tafsilâta geçilmiş, daha önce gelen kitaplar, peygamberler, ümmetler, Allah'ın onlara bahşettiği çeşitli nimetler, nankörlükler, isyanlar anlatılmış, bunlardan ibret alınarak İslâm'ın getirdiği hidayetten sapılmaması pekiştirilerek istenmişti. 286. âyette öğretilen dua, dolaylı olarak kulluk yolundaki iniş çıkışları göstermekte, iyi niyetli kulların istemeden meydana gelen kusurlarını yüce mevlânın bağışlayacağına işaret etmekte, Hz. Peygamber'in ümmetine gelen en son ve kâmil dinin başta gelen Özelliklerinden biri olan "kolaylık" temel kuralını dile getirmekte; esasen kulluğun güç olmadığını, çünkü Allah'ın kullarına güçlerini aşan yükümlülükler buyurmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Sûrenin başıyla sonu âdeta bir levhanın iki parçası gibi birbirini tamamlamaktadır. Nitekim ümmetin geleneğinde de hem özellikle okunarak hem de levhalaştırılıp itina ile duvarlara asılarak bu özellik hayata geçirilmiştir.
Kur'an-ı Kerim Meali
Bir ilaç olsaydınız ve sizi içecek olan insana bir özellik katacak olsaydınız. Bu özellik ne olurdu? Benim aklıma ilk gelen şey ANLAYIŞ oldu . Eğer herkes anlayışlı olabilseydi bu sayede hayat daha yaşanabilir ve kolay olurdu bence. Peki sizin katacağınız özellik ne olurdu ? Cevapları merakla bekliyorum 😌🌺
Warren Bennis, An Invented Lifte 0993) adlı kitabında, kendini yeni baştan inşa eden bir insanla, başkalarının oluşturduğu bir yaşamı sürdüren insanı karşılaştırır. O’na göre, kendilerini yaratamayan insanlar kendilerini tanıyamazlar. Kendileri sandıkları şey aslında, aileden, eğitimden, kültürden ödünç aldıkları tavırlar, roller, özdeşimlerdir. Bir kişinin kendini yeniden yaratabilmesi için, içine doğmuş olduğu rollerin ötesine geçebilmesi gerekir. Warren Bennis, “bir kere doğanlar” ve “iki kere doğanlar" diye bir kavramdan söz eder. İki kere doğanlar kendilerini yeniden yaratanlardır. Kendilerini böylesine yeniden oluşturanlar özgün (authentic) insanlardır ve yaşamı başkalarının verdiği rol ve beklentiler içinde değil, kendi yazdıkları bir vizyon içinde yaşarlar. Kendi yaşamlarını yaratan, kendi yaşamlarının yazarlığını yapanlar, kendileri için doğal olanı yaşarlar. Kalıplanmış insan, içinde yetiştiği ortamın özellikleri nedeniyle, kendine özgü yetenek ve olanakları geliştiremez. Başkalarının beklentilerini ifade eden “erkek çocuğu,” “kız çocuğu,'’ “esnaf," “rençper" gibi sosyal roller içine kalıplanır .
Hoştur bana Senden gelen, Ya hilat-ü yahut kefen, Ya taze gül, yahut diken... Kahrın da hoş, lütfun da hoş. ~Yunus Emre~