... Dini olsun, felsefi olsun her düşünce varlığını sürdürmek, harekete geçtiği kuşağın ötesinde gelecek kuşakları da etkilemek, iz bırakmak ister. Oysa el yazmalarının ne eğreti bir ölümsüzlüğü vardır! Bir yapı çok daha sağlam, kalıcı ve dayanıklı bir kitaptır! Yazılı sözü yok etmek için bir meşale ve bir barbar yeterlidir. İnşa edilmiş sözü ortadan kaldırmak için toplumsal bir devrim, bir dünya devrimi gerekir. Belki Kolezyumun üzerinden barbarlar, piramitlerin üzerinden tufan geçmiştir.
Grand Chetelet’nin işkence tezgahının üzerindeki derinin beş yılda bir değişmesine neden olan eziyetlerin yasalarımızdan ve şehirlerimizden yavaş yavaş çıkarıldığını, meydanlardan kovulduğunu, suçüstü yakalanmaktan korktuğu için işini hemen görüp ortadan kaybolan o sefil, korkak, endişeli, utanmaz giyotinin uçsuz bucaksız Paris’te kendine sadece Greve Meydanı’nın uğursuz bir köşesinde yer bulabildiğini düşünmek insanı biraz olsun teselli ediyor!