Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aslında, "Bana karşı gelmek yok!" dediğin zaman, asıl amacın bendeki zıtlıkları bastırmaktı. Ancak, benim için bunun etkisi çok büyüktü: Fazla itaatkâr oldum, tamamen sesimi kestim, senden kaçtım, saklandım. Yalnızca senin etkinden uzak olduğum ya da en azından etkinin bana ulaşamayacağını bildiğim zamanlar kendim oldum.
Şu anki kimliğim, -tabii ki bazı kişisel şeyler ve yaşanmışlıkların etkisi hariç- tamamen senin yetiştirmenin ve benim itaat etmemin sonucudur. Yine de bugünkü hâlimin kendi ürünün olduğunun farkına varmıyor, bu sonuçtan huzursuz oluyorsun.
Yahudilik, ben ilgi duymaya başlayınca senin için tatsızlaşmaya, dini metinleri okumak dayanılmaz olmaya, mideni bulandırmaya başladı. Bu durum beni şu yargıya götürebildi: Yahudiliğin yalnızca çocukken bana gösterdiğin kadarı doğru ve geri kalanı önemsizdi. Yine de bu bulantı yalnızca şu anlama gelebilirdi: (Yahudiliğe karşı değil de benim davranışlarıma karşı olduğunu göz önünde bulundurmazsak.) dindarlığının zayıflığının ve benim bu alandaki eğitimimin yetersizliğinin farkındasın, bu hatırlatıldığında da açık bir hiddetle karşılık veriyorsun.