mücahit peker

mücahit peker
@__mucahid
8 Ağustos
28 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
davam - Necmettin Erbakan
Asr-ı saadetten rönesans a kadar ( 7. yy dan 14. Yy sonlarına kadar ) ilim müslümanların elllerindeydi. Bugünki insan bilgisinin yüzde 60-70 ini müslümanlar inkişaf ettirmişlerdir.. Kindî, Fârâbî, Hârizmî, Battânî, İbn-i Sina, İbn-i Heysem, Birûni, İbn Rüşd, Cezerî, Gazzâlî, Nasîrüddin Tûsî, İbn Battuta, İbn Haldun, Uluğ Bey ve bunların yanı sıra daha birçok ünlü İslam bilgini bu döneme damgalarını vurdu. 711'de Müslüman Emevî komutanı Tarık bin Ziyad'ın İspanya'ya çıkışı, Avrupalılara büyük bir şok etkisi yarattı. Çünkü İspanya, Müslümanların denetimi altına girmiş ve 718'e gelindiğinde de bütün yarımada, Müslümanların hakimiyetine geçmiştir. Abbasi hükümdarları, gerek Kur'an'da ve gerekse hadislerde ilimle ve okumakla ilgili birtakım ifadelerden yola çıkarak bu alanlara da önem vermeye başladılar.[9] "Bir alimin mürekkebi, bir şehidin kanından daha mübarektir." sloganını kendine rehber edinen 5. Abbâsî hükümdarı Harun Reşid,[9] 8. yüzyılın sonlarına doğru devletin yeni başkenti Bağdat'ta büyük bir bilim ve çeviri merkezi olan Beyt'ül Hikmet'i (Bilgelik Evi) kurdu ve Bağdat, İslam dünyasının eğitim ve bilim merkezi oldu
Reklam
davam - Necmettin Erbakan
Akdenizin gerçek genişliğini ilk defa islam alimleri ölçmüştür. Abbasiler döneminde halife Memun 'akdeniz bölgesindeki müslüman toprakların kadastrosunu çıkarmak istiyorum. Bana bütün akdeniz boyundaki islam diyarlarının ölçüsünü tam getirin' demiştir. İslam alimleri bunları ölçmeye çalışırken trigonometreyi bizim bugün kullandıgımız sinüs kosinüs tanjant ve kotanjantı icat etmişlerdir. Eskiden bu ifadelere kitaplarda ceyb denirdir arapça. İslam alimleri keşfettikleri bu ifadeye bu ismi vermişler. Haçlı seferlerinde bunu öğrenen batılılar bu ifadeleri anlamadan kendi dillerine tercüme etmişlerdir. Şimdi bizde onlardan bu kelimleri anlamadan onların kullandığı şekilde kullanıyoruz..
Abdullah b. Cahş ve Şehâdet
islamda ilk seriyye katılan asker ilk seriyyenin komutanı islam adına ilk esir alan islam adına ilk ganimet elde eden ve ilk kez ‘Emirül Müminnin’ ifadesi kullanılan kişi kabilesi Esedoğulları. Babası Cahş b. Riyad. Annesi Ümeyme b. Abdulmüttalib. Efendimizin öz halası. Dayıları ise Abbas, Ebu Talib, Zübeyr ve Hamza.. medinede ki kardeşi Asım b. Sabit. Asım b.Sabit ‘Allahım bana müşrik eli değdirme’ diye dua eden sahabe. Reci kuyularının başında şehit olduktan sonra Allah oraya arılar göndererek onun cesedini müşriklerden korumuştu.. Abdullah B. Cahş şehadet aşkıyla yanıp tutuşan bir sahabeydi. O bizimde çokça okuduğumuz ‘’Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin bilakis onlar diridirler ama siz bunun farkında değilsiniz’’(Bakara 154) ayetini en iyi anlayanlardandır Bir gün efendimizin yanına Cabir b. Abdullah geldi efendimiz sordu ona noldu Cabir bir sıkıntın mı var? Cabir şöyle dedi : ‘ Babam şehid oldu 9 kız kardeşim ve bayağı bir borç da da bana kaldı’ efendimiz sonra şöyle dedi :’babanın ahiretteki durumunu sana bildireyim mi? Allah baban ile perdesiz bir şekilde cennette konuştu onu diriltti ve ona sordu ‘Ne istersin benden’ O da Cenab-ı Hakk’a şu mukabelede bulundu: 'Ya Rabbi! Beni dünyaya tekrar gönder. Gönder de senin uğrunda bir kere daha öleyim ve böyle bir ölümün ne kadar zevkli olduğunu dünyadakilere haber vereyim.'" "Cenab-ı Hakk ise ona şöyle dedi: 'Ölenlerin geri döndürülmeyeceğine dair vaadim var. Ama, senin bu iştiyak ve arzunu onlara haber vereceğim...' Daha sonra, 'Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin bilakis onlar diridirler ve rableri katında rızıklandırılmaktadırlar. (Al-i İmran, 3/169) ayet nazil oldu. Efendimiz bir gün şöyle dedi : ‘Yarın sizin içinizden bir grup asker seçecek ve Kureyşten haber getirmeleri için göndereceğim. O
ABDULLAH OLMAK KİTABI ABDULLAH B.ÖMER
ABDULLAH B. ÖMER VE İBADET Abdullah b ömer en önemli özelliği inanılmaz derece sünnete ittibası olmasıdır. Çünkü o sünneti evin içinden öğrendi ablası hafsa validemizdir onun için haneyi saadete destursuz girebiliyordu. Hz aişe annemiz şöyle demiş :"efendimizi sahabeler içinde Abdullah b ömer kadar adım adım takip eden görmedim. Abdullah b ömer efendimizin namaz kıuldıgı yerleri öğrenir oralarda namaz kılar, yürdüğü yollarda yürürdü hatta hudeybiyeden geçerken efendimiz hangi ağacın altında soluıklandıysa o da o ağacın altında soluklandı neden böyle yaptın diye sorulunca bilmem onun öyle yaptıgını görmğştüm böyle yapmak istiyorum ki izim izine karışsın dedi. Cennetle müjdelenen hz ömer ile Babası ile kıyas edenler oldu ama ebu seleme b abdurrahman b avf şöyle der : "ömerin yaşadığı çağda ömer gibi sahabiler çoktu ama abdullahın yaşadıgı çağda abdullah gibisi yoktu.. Der Haccı çok iyi kavramıştı insanlar haccı ondan öğrendi. Medine de vefat eden en son sahabi o dur. Henuz 10 yasındayken babası iel birlikte medineye hicret etmiştir. O günlerde annesi vefat etmişti. Abdullah b ömer de kendini suffa mektebine adadı. Hatta kendisi şöyle diyor : " medineye hicret ettikten sonra evime hiç gitmedim. Ne zaman evimizin önünden geçsem gözlerimi kapatır görmek istemezdim. Eğer evimi görüpte ona özlem duyar mescidi terk ederim korkusu ile bunu yapmazdım" diyor. Abdullah b mesud şöyle diyor :" ben kureyş gençleri arasında Abdullah b ömer kadar nefsine malik olan görmedim." Yaşından dolayı bedir ve uhud a katılamıyor hayatının en üzücü anının bedire katılamadgı gün oldugunu söylüyor. Rivayet ettiği hadis sayısı 2630
ABDULLAH OLMAK KİTABI ABDULLAH B. ABBAS
ABDULLAH B. ABBAS VE İLİM babası hz Abbas (efendimizin amcası ) annesi islamın 2. mümine kadını Lübabet-ül-Kübrâ binti Harisi Hilâliyye’dir Lakapları : Hibrül ümme ( ümmetin dahisi ) Hibrül arab ( arabın dahisi) // bunu sasani hükümdarı demiş. Tercüman-ül-Kur’ân Bahrül ümme (ümmetin ilim denizi ) Sultan-ül-Müfessirîn ( müfessirlerin sultanı ) // ona bunu ibn mesud demiştir Fakihül ümme (ümmetin fakihi ) Hadis rivayetinde Abdullah b Abbas 5.sıradadır. efendimizden 1660 adet hadis rivayet etmiştir. Abdullah b Abbas doğdugunda peygamber efendimize getirilir ve efendimiz çiğnediği hurmayı Abdullah b Abbas ın dudağına sürer "Allahım onu dinde fakih kıl ve ona tevili öğret " diye dua eder. ( tevil : sözü iyice inceleyip varacağı mânaya yormak; bir şeyi amaçlanan son noktaya ulaştırmak” demektir.“naslarda geçen bir lafzı bir delile dayanarak aslî mânasından alıp taşıdığı muhtemel mânalardan birine nakletmek” Buharide geçen bir başka yerde ise efendimiz Abdullah b Abbas için şöyle dua etmiştir : Allahım ona kitabı öğret. Medineye hicret sırasında Abdullah b Abbas 8 abisi fadl ise 12 yasındaydı. Kendisi bize medine hicretini şöyle anlatıyor : biz medineye hendek gazvesi oldugu zaman kureyş ordusunun içine gizlenerek gittik. Arç denilen mevkiye geldiğimizde ise içlerinden ayrıldık ve medineye doğru gittik. Yolumuzu kaybettik ve dolaşa dolaşa medineye vardık. Biz medineye vardıgımızda hendeklerin kazılması bitmek üzereydi. Hicretin 7. yılında efendimiz Meymune validemiz ile evlendi. Abdullah b Abbas Meymune validemizin yeğenidir. Efendimizin o günlerde 8-9 hanımı oldugu için Meymune annemize sıra ancak 8-9
Reklam