Bu üç esası layıkıyla ve doğru bir şekilde yerine getirdiğinde, yani yalnız Allah için amel edip riyadan sakındığında ve malayani işleri bıraktığında, bunlar seni Allah'a yakınlaştırır. Böylece bedenen dünyada bulunurken ruhen ahirete intikal etmiş olursun. Çabalarına ve Allah teâlâ'nın emir ve yasaklarına karşı gösterdiğin sebat oranında Resul-i Ekrem'in (sav) "Dünyada bir yabancı kimse yahut bir yolcu gibi ol ve kendini kabir ashabından say!" hadis-i şerifinde buyurduğu kimselerden olursun.
Lokman hekim, oğluna verdiği tavsiyelerden birinde "Ey oğul!" der, "Seher vakitlerinde horoz zikir ve tesbih makamında öterken sen uykuda olma ki senden daha akıllı ve gayretli olmuş olmasın."
Yok, bu çaba ve fedakârlıklarla amacın Hz. Peygamber aleyhisselâtü vesselamın şeriatını, yani islama ait dînî, ahlakî ve hukukî hükümleri ihya etmek, ahlakı tezkiye ve terbiye etmek, nefs-i emmâre, başka bir deyişle insanı kötülüğe sevk eden kötü huyların ve süflî arzuların kaynağını kırmak ise ne mutlu sana!
Söyleyen ne güzel söylemiş:
"Yazıktır senden başkası için uykusuz kalan gözlere, hebadır senden başkasını kaybettiği için dökülen göz yaşlarına."