Gerçekten anlam taşıyan az söz söylemek, kuru gürültüden başka bir şey olmayan, kolay söylendiği kadar yararsız olan bir araba laf etmekten daha iyidir.
“Aşırı hevesim, çabalarım beni aldatmış olabilir mi? Yanlış bir yol seçmiş, yapacaklarımı iyi tasarlamamış olabilir miyim? Ah, kendimden duyduğum bu kuşkudan kurtulabilsem, sonunda kazanacağıma, başaracağıma değin kesin bir inanca kavuşabilsem!”
Bu resmi hiç unutmayacağımı umuyorum, resmin bana söylediğini sandığım şeyi de; “Ben dünyanın ışığıyım, beni izleyen kişi karanlıklarda yürümeyecek, yaşam ışığına kavuşacaktır.”*
insan her şeyi açık seçik anımsayabilse ne iyi olur; ama işte uzun bir yolun görünümü gibi, uzaklaştıkça her şey küçülüyor, bir çeşit sise bü rünüyor.