Fethullah Hoca’nın anıları hayli ilginç. Hele askerlik anıları var ki valiahi Aziz Nesin’e, Muzaffer lzgü’ye taş çıkanyor. Askerde sağlık kontrolü yapan doktorla ilgili bölümüne bir bakalım isterseniz:
“Bir defasında umumi kontrol yapılacaktı. Doktor bana ‘Sıyır kilotunu’ dedi. Ben ‘Komutanım, benim dizimden yukarısını annem dae hiç görmemiştir' dedim. Adam, insaflı biriymiş, ‘Geç’ dedi, kurtuldum..."
Fethullah Hoca’nın çocukluk anıları da hayli ilginç... 43. sayfada yer alan ‘Nasara' bölümünü de gelin birlikte okuyalım:
Çocukluğumuzda bizim kazlarımız vardı. Ben onları çok severdim. Bir gün bu kazlar, Necip Ağa adındaki çok muhterem, abit, zahit komşumuzun tarlasına girmişler. O da kızmış, kazları bir güzel dövmüş. Baktık bizim kazlar kan revan içinde. Kiminin ayağı kırılmış, kiminin gözü çıkmış. Onları öyle görünce içim sızladı, çok rikkatime dokundu. Fakat ne ben ne de evimizden bir başkası tek kelime söylemedi. Çok geçmedi. Havada bir bulut belirdi. Necip Ağa’nın tarlasına öyle bir dolu yağdı ki, bahçede ne var ne yok hepsini aldı götürdü. O da, biz de hayret içinde kaldık.
Çünkü köyde başka hiçbir yere dolu yağmamıştı...”
Kitabın 137. sayfasında ‘Sivrisinek' bölümü bulunuyor. Hocaefendi 'yi tanımanız bakımından aynen aktarıyorum:
... O sıralarda Kabe ve çevresinin temizliğine bugünkü kadar dikkat edilmiyordu. Harem'in duvarlarına dahi idrar yapan oluyordu. Pislik sebebiyle de çok sinek bulunuyordu. Bilhassa geceleri, sinekler ciddi bir şekilde çoğalıyor ve rahatsız edecek oranda insanlara saldırıyorlardı. Ben on beş gün kadar Harem’ den hiç ayrılmamıştım. Buna rağmen bir kere dahi olsun beni sinek ısırmadı. Bu durumun sadece bana mahsus olduğunu da zannetmiyorum. Sadece ‘Vemen dehalehu kane aminen’ hakikatını, Harem’de ne derece şumüllü olduğunu bu hadise sebebiyle daha iyi anlamış oldum...”
Siz hayatınızda olup biten her şeyin, başarıların ve başarısızlıkların, başarıların ve hataların toplamısınız. Eğer bu denklemin kusurlu kısımlarından herhangi birini çıkarırsanız, siz siz olmazsınız.
Hayattan en iyi şekilde yararlanmak için tüm seçeneklerinizi açık tutmalı, düşüncelerinizi ve yaşamınızı esnek tutmalısınız. Fırtına çıktığında yuvarlanmaya hazır olmalısınız ve ne yazık ki, fırtına her zaman en beklemediğiniz anda kopar. Belirli bir düzene yerleştiğiniz anda kendinizi yoldan çıkmaya hazır hale getirirsiniz. Ne demek istediğimi anlamak için düşüncelerinizi oldukça yakından incelemeniz gerekebilir. Esnek düşünme biraz zihinsel dövüş sanatlarına benzer; eğilmeye ve örmeye, kaçmaya ve akmaya hazır olmak. Hayatı düşmanınız olarak değil, dost canlısı bir tartışma ortağı olarak görmeye çalışın. Esnek olursanız eğlenirsiniz. Yerinizde durursanız, muhtemelen bir miktar yere çarpacaksınız.