Artık ne mutlu ne mutsuzum
Her şey geçip gidiyor
Bu zamana kadar yaşadığım soğuk bir cehennemi andıran sözde insan dünyasında tek gerçek şey bu.
Her şey geçip gidiyor.
Söylesenize: Siz böyle mi davranırdınız? Kendi ayaklarıyla size gelen bir kadını bir kenara mı atardınız, onun kırılgan, sersem yüreğine utanmaz, alaycı gözlerle mi bakardınız? Onu böyle elinizin tersiyle iter miydiniz? Kızcağızın yapayalnız olduğunu, kendine hakim olamadığını, size olan aşkını dizginleyemediğini, suçlu olmadığını, kızın hiçbir suçu olmadığını... Hiçbir şey yapmadığını aklınıza hiç getirmez miydiniz?
Malum hayallerin de yaşatılması gerekir! Biliyor musunuz bir zamanlar tek başıma mutlu olabildiğim yerleri anımsamaktan oraları zaman zaman ziyaret etmekten çok hoşlanırım; bir daha geri gelmeyecek geçmişi aynı şekilde bugün de kurmayı pek severim ve bir silüet gibi, işsiz ve hedefsiz sıkıntı ve üzüntüyle Petersburg sokaklarında, caddelerinde dolanırım. Ama ne anılar!
Yalnız kalmak, tamamen tek başına kalmak ve hayıflanacak bir şey bulamamak ne kadar boğucu... Hiçbir şeye benzemez hiçbir şeye... Çünkü elinden kayıp gidenler bütün o yitirdiklerin aslında bir hiçlikten ibaret, saçma yusyuvarlak bir sıfır, yalnızca ve yalnızca kafandaki hayaller.