İçimde fırtınalar kopuyor bazen, sinirleniyorum. Olanlara, yaşananlara, yaşanmayanlara öfkeleniyorum. İsyan etmem derken küfrederken buluyorum kendimi. Lanetler indiriyorum, bela okuyorum. Ümitsizliğe kapılıyorum, asla geçmeyecek ve ben hep geçmişte bağımsız kalacağım diyorum
Yüzsüzlerin, göğsünü gere gere gezdiği bu iklimde neden nefes almak zorunda olduğumu anlamıyorum.Niye onlar hala nefes alıyor onu hiç çözemiyorum.
Sevginin suçsuzluğu, güvenin saflığı lekeleniyor artık gözümde. Bir daha ikisine de elimi süre bilemeyeceğim gibime geliyor .Yalnızlığın bir ömür sürekli dostum olacağı gibime geliyor ve bu canımı acıtmıyor,rahatsız etmiyor uzun ömrün tek başına geçeceği düşüncesi. Zaten ömrün uzun olacağı nereden belli ki diye rahatlatıyorum kendimi.Sonra
Sonra usulca fısıldıyor zaman: "Bana bırak" Nefesi huzur veriyor, içimi bir sıcaklık kaplıyor. Gülüyorum, umutla doluyor yüreğim. Geçecek, bak bulutlar şimdiden çökmeye başladı; Güneş ufukta göründü böyle söylüyorum. Bu ilk kez dibe vuruşun değil ki, sen neleri aşmadın diyorum kendime. İnanıyorum. Biliyorum herşey çok güzel olacak...