"Pervane böcekleri... Yusufçuk kuşları... Ateş Sarayı'nda duyduğum kanat sesleri onlara aitti, değil mi?"
"Onlara aitti benim zeki kızım."
"Bu ne anlama geliyor?"
"Pervane böcekleri, gecenin kelebekleri ateşe uçarlar. Bir mum ışığının etrafında dönüp dolaşırlar. O mum alevine öyle bağlanırlar ki her dönemecçte biraz daha yaklaşırlar... Yanacaklarını bilseler de alevlere olan sevgileri daha ağır basar, sonunda alevlere sarılmak için koşarlar. Koşarlar ve yanarlar. Bu Ateş Krallığı için ikiz alevini temsil eder. Ve sadece ikiz alevi olanlar duyabilir onların seslerini."
Sadece ölülerin yası tutulmaz. Ölen anıların da yası tutulur. Ölen hislerin de yası tutulur. Sen ve ben hayatımız boyunca bu hüznü taşıyacağız. Yaşanmayacağını bildiğimiz o şeylerin yasını tutacağız.