Ürpererek cezaevinin ölümlü bedenim olduğu, beni bekleyen firarın ruhun kopuşu anlamına geldiği, bunun yeryüzünden ırakta yaşanacak bir hayatın başlangıcı olarak yorumlanması gerektiği düşüncesini zihnimden uzaklaştırıyorum.
Ziyaret saati bittiğinde genç hanım şık giysilerine sinmiş hapishane kokusuyla çıkıyor; tutuklu da hapishane kokusuna sinmiş parfümle hücresine dönüyor. Ben de bira kokumla baş başa kalıyorum. Hayat bir koku alışverişinden başka bir şey değil.