yaren

Bi’ ışık hüzmesi yansıyor gözbebeğime doluyor gözlerim ve gittikçe bulanıklaşıyor görüntü bir rüzgar esiyor, hafifçe değiyor tenime Mevsimlerden sonbahar, ama rüzgar bile yakıyor sanki beni, omuzlarım düşüyor… Ruhumdaki boşluk sanki gittikçe büyüyor Açıyorum bağcıklarımı, düşüyor ayakkabılarım denize… Eve yalınayak gideceğim, biliyorum 𝑬𝒗 diye geçiriyorum içimden, ev neydi? Ayaklarımı da bırakıyorum soğuk suya Boşveriyorum, zaten eve gitmeyeceğim ki Gidebileceğim bi evim bile yok Çünkü ev sendin, ev senin ellerindi, senin saçlarına dokunmaktı, dudaklarını öpmekti, ev gözbebeklerindi, gözbebeklerine yansıyan ışıkları görmekti, ev sendin diyorum… Bi evim var mı şu an? Artık evsiz miyim ben? Yeni evim sokaklar mı? Evi soğuk beton olan bi sokak kedisi miyim ben, yoksa akşam ezanı okununca evine dönen bi sokak çocuğu mu? Öyleyse evim denizler olsun benim, denizin dibinde yaşayayım diyorum… Ben düşünürken geçmiş zaman, sanki bi’ rüyada gibiyim. Ayaklarımı üşüyor, prangalar takılmış sanki, sudan çıkaramıyorum Deniz bile kabullenmiş senin gittiğini, Ben kabullenemiyorum…
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Ve dövüşebilirim; doğru bulduğum, haklı bulduğum, güzel bulduğum her şey ve herkes için…” Nazım Hikmet Ran
Ben hiç aşık olmadım, toplumla savaştayım..
Müzik
Zor bir hayata çocuk getirmek salt bir bencillikten ibaret. Kim ödeyecekti şimdi yaşayamadığımız anların hesabını?
Sayfa 44·Kitabı okudu
Korku içinde yaşamaya, yaşamak denir mi 𝑨𝒓𝒂𝒍..
Sayfa 23·Kitabı okudu