.
.
.
Örneğin Nahl suresinin 8. ayetinde “Siz binesiniz diye ve ziynet olarak atlar, katırlar, eşekler ve bilmediklerinizi yaratır” denirken “li terkebu” (siz binesiniz diye) ifadesi geçer. Ayette aynı zamanda bilinmeyen bineklerin yaratılmasında da bahsediliyor. “Peki bu bilinmeyen binekler ne olabilir?” sorusunun cevabını, İnşikak suresinin 9. ayetine dönüp baktığımızda görüyoruz ve onların, gök katmanları arasında seyahat etmeyi sağlayan binekler olduğu anlaşılıyor.
.
.
.
.
.
.
Babil’in asma bahçeleri dünyanın yedi harikası arasında sayılır. Fakat ortada olmayan ve hiç kimsenin görmediği bu bahçeler nasıl oldu da “dünyanın yedi harikası” arasında sayıldı? Bugün bu bahçelerin nerede olduğu bile bilinmemektedir. Ama şu an kendileri ortada olmasa bile ihtişamları binlerce yıl boyunca dilden dile dolaşmıştır. Peki bir bahçe ne kadar ihtişamlı olabilirdi ki böylesine unutulmaz hale gelsin? Bu bahçelerin teras şeklinde olduğuna dair modern yorumlar mevcut olsa da geleneksel olarak havada asılı durduğuna inanılır. Bahçelerin asıldığı dev direklerden bahsedilir. Bu söylence Kuran’daki, Ad kavmine ait, sütunları olan ve benzeri bulunmayan İrem şehrini akla getirir.
.
.
.
.
.
.
İsrail oğulları diye bilinen bu soy -ki muhtemelen bunun içine bugünkü Yahudilerin tamamı değil, sadece içlerinden belki birkaç elit aile olarak devam eden bir gruptan bahsediyoruz- diğer insanlardan neden farklıdır? Ne özellikleri olabilir? Bugün dünyada finans, akademi, siyaset, felsefe, edebiyat, sanat gibi birçok alanda hakimiyet kurmuş insanların İsrail kökenli olması, onların daha zeki yaratılışta olduğuna dair bir ölçü müdür? Veya Kuran’da Bakara 47, Casiye 16, Duhan 32 ve daha birçok ayette söylendiği gibi İsrail oğullarının, Allah tarafından alemlere üstün kılınmasını nasıl anlamalıyız? Bu soru dünyanın sonuyla ilgili bir kehanete bağlanır ve binlerce belki de milyonlarca yıllık bir göksel tarih kurgusunun temelini oluşturur.
.
.
.