“Gökyüzündeki en parlak yıldıza seslendi:
“Sen”, dedi, “hiç âşık oldun mu? Vekaleten olmaz aşk. Temsilen, hevesten değil, istemeden, kendiliğinden olur. Ateşten korkarken yanmaktan zevk alır gibi. Yanarken sönmek ister gibi. Kavgası olur elbet insanın. İtirazı da olur bazen. Ama mecazen. Mâni olmaya çalıştıkça mahkûm olur bedenin. Ellerin zincirli, gözlerin kapalı, aşka tutsak, aşka sitemli. Anlatırken tutulur dilin, hissederken sızlar kalbin, gururun, aklın, yüreğin saygıyla önünde eğilir, dile gelir, söylenir. Ah heyhat, aşk, sen nelere kadirsin.”