Dolayısıyla insan kendi kendine sürekli 'Ben mutlu muyum?' diye sorup mutluluk kontrolü yapıyorsa, devamlı başkalarını mutlu kendini mutsuz görüp mutlu olabilmeyi çeşitli imlan ve şartlara bağlıyorsa, mutluluğu çıkılması zor bir zirve haline getirip, o zirveyi çıkmak için fark etmeden fedakarlık yapıyorsa mutluluk, başlı başına mutsuzluk sebebi olmuş demektir.
Yani biz elimizdeki her şeyin kıymetini bilmek, anlamak, değerlendirmek için gitmesini beklemeyebiliriz ya da yaşadığımız sıkıntılara tahammül gücümüzün artması ve üstesinden gelecek gücü bulabilmek için daha ciddi bir sorun yaşamaya ihtiyaç duymayabiliriz.
Hayat bizi değil biz hayatı sürüklemeliyiz ardımızdan ve gün bittiğinde hem biz huzur içerisinde gözlerimizi kapatmalıyız hem rüzgarımızın hayatına değdiği insanlar sevgiyle bizi hatırlamalıdır.