“Kitaplar mutluluğa açılan kapılardır. Yaşayamadığınız dünyaları tecrübe etmeniz için sunulan imkanlardır. Hiç bilmediğimiz hayatlara uzanan köprülerdir. Kitaplar güçtür, umuttur, ışıktır. Kitaplar ihtiyacınız olan her şeydir ve aşağılanmayı, alay edilmeyi hak etmezler.” (syf:7)
Son kitap yorumumda olduğu gibi bir tanımla başlamak istedim yazıma. Kitabın üstüne kurulu olduğu değerin yazar tarafından tanımını size en başta göstermeyi daha doğru buluyorum. En başında yazarın gözünden gördüğünüz tanım ile yorumu okursanız daha fazla kitap için yakınlık hissedebilirmişsiniz gibi.
Kitaptaki ‘kitap’ tanımına baktığımda şunu söyleyebilirim. Her okur için birçok anlamda gerçekçi ve alt satırında ‘Okuduğumuz her kitaba saygı duyulmalıdır.’ Mesajı verilmeye çalışılmış. Aslında çalışılmış demem doğru olmuyor. Daha doğrusu yazar direk bu mesajı okuyucuya her yerde açık veya gizli şekilde vermiştir. Ve bunu iyice kişinin bilinç altına işlemiştir.
Bence bu mesaj toplumuzdaki her okuyucu veya okuyucu olmayan insanların zihinlerinde olmalı ve bunu bir ömür boyu yaşatmalılar. Çünkü kimin hangi kitap türünün arkasına sığındığını, hangi kitap türü sayesinde kendini iyi hissettiğini, hangi kitap türü veya kitap sayesinde kendini keşfettiğini bilemeyiz. Ve her insan aynı olmadığı gibi bununda aynı olmasını zorla istemek biraz cahil zihniyeti gerektirdiğini düşünüyorum. Belki biraz ağır kaçıyor kullandığım bu iki kelime. Lakin durumu en iyi açıklayacak şeyin bu ikili kombinasyon olduğunu düşünüyorum ve tüm samimiyetim ile inanıyorum.
Az önce yazdığım paragrafı sizler ile paylaştıktan sonra kötü sözlere maruz kalabileceğimi ya da en basitinden Cemil Meriç Kozanla aynı düşünceye sahip insanlar ile karşılaşabileceğimi biliyorum. Eğer böyle bir durum içine girersem eğer bu olayın Ecrin