Kadınların tersine, erkekler öfke ve sinirlerini gösterdikleri zaman toplum tarafından onay görür, üzüntü ve acılarını belli ettiklerindeyse aynı sosyal desteği bulamazlar. "Gerçek bir erkek" olmaya çalışmanın bedelini, erkekler fiziksel ve duygusal sağlıklarını kaybederek ödüyorlar.
Kadınlar ağlamakta, yas tutmakta, mutsuz olmakta, hassasiyet göstermekte serbesttirler fakat öfkelerini gösteremezler. Bu yüzden birçoğu kendilerine hayat arkadaşı olarak, öfkelerini dışa vurabilen kişileri seçerler. Böylece bastırdıkları öfkeyi biraz da olsa, eşleri aracılığıyla dışa vurabilirler. Maalesef kolayca öfkelenen erkeklerin çoğu da kısıtlayıcı, kıskanç ve şiddete başvurabilen erkeklerdir.