“İnsan, iz sürmek için dünyadadır. Ruhuna üflenen hakikatin ardı sıra günlerini tüketmek için buradadır ve neyin peşindeyse sonunda ona dönüşecek olandır. Peki, senin peşinde olduğun gerçeklik nedir? Dünya sürgününde hangi kömürün kahrını çekip sonunda hangi elmasa kavuşmayı arzuluyorsun? Ve kavuştuğun elmas sahiden de çektiğin çileye, harcadığın günlere karşılık gelecek mi?”
“Kalabalık ve genişçe bir pazar yeri, iğne atsan yere düşmez. Tüm satıcılar kendi malını yüksek sesle övüp yanına çağırmakta ahaliyi. Fakat bir gariplik var, Pazaryeri sadece satıcılarla dolu, hiç müşteri yok. Yeni hastalığımız bu: herkes satacak ve öğretecek kıymetli bir şeyleri olduğu düşüncesinde. Çağ; satmaya talip, almaya değil.
“Etrafına öfke kusan insanların faili ortak: sevgisizlik. Hiç sevmemiş ve sevilmemiş insanların kalplerini kin tutar. Sevgiyi hafife aldıkları gibi, bu bahiste konuşulmasından da rahatsız olurlar. Dünyada başka önemli meseleler vardır onlar için, hayat ciddi bir iştir. Gerçek olanı bastırdıklarından ve ciddiyetlerinin köhne bir ketumluğa dönüştüğünden bir haberdirler aslında. “
“Aşk bir istila hareketidir, hayatınızı dümdüz eder. İnandığınız ve övündüğünüz o güçlü kaleler, ömür boyu yıkılmayacağına iman ettiğiniz devasa surlar tek bir gülüşle, tek bir isimle yerle bir olur.“